Steve Lukather’in Tüm Zamanlarda En Sevdiği Prog-Rock Parçası
Toto grubunun gitaristi, söz yazarı ve bestecisi Steve Lukather’in tüm zamanlarda en sevdiği prog-rock parçası.
Rock müziğin geniş dünyasında çok az grup Toto kadar zengin ve kalıcı bir yol çizmiştir. 1970’lerin sonlarında kurulan bu virtüöz müzisyen grubu, olağanüstü müzisyenlikleri, çeşitli ses ortamları ve listelerde zirveye çıkan hitleriyle izleyicileri büyüleyerek çağları aşan bir müzik mirası yarattı.
Toto, 1976’da Los Angeles’ın canlı müzik sahnesinden, son derece yetenekli bir grup müzisyeni bir araya getirerek ortaya çıktı. Grup, David Paich, Steve Lukather, Jeff Porcaro, Steve Porcaro, David Hungate ve daha sonra eşit derecede yetkin müzisyenlerden oluşan dönüşümlü bir kadrodan oluşuyordu.
Toto, Lukather’in olağanüstü gitar çalışmalarından güç alarak grubun listelerde zirveye çıkan hitlerine ve Grammy ödüllü albümlerine katkıda bulunarak hızla öne çıktı. Karmaşık ama duygulu gitar soloları, melodik cümleleri ve rock ve poptan caz ve blues’a kadar çeşitli türleri zahmetsizce harmanlama yeteneği, çalma tarzının ayırt edici özellikleri haline geldi.
Toto ile yaptığı çalışmaların ötesinde Lukather’in bir müzisyen olarak çok yönlülüğü, sayısız sanatçıyla yaptığı işbirlikleri sayesinde ortaya çıktı. Gitar yeteneği Michael Jackson, Elton John, Stevie Nicks ve daha birçok ünlü müzisyenin çok sayıda albümünü süsledi. Lukather’in işbirlikleri stüdyo oturumlarına kadar uzandı ve burada gitar çalışmaları müzik prodüksiyon ortamında aranan bir unsur haline geldi.
Lukather, kendi müzikal favorilerini seçerken yalnızca bir prog rock şarkısını tüm zamanların en iyisi olarak görüyor: En sevdiği grup Yes’in ‘Close To The Edge’i. ‘Bu şimdiye kadar yazılmış en büyük prog-rock parçası‘.
‘Ve dostum, Steve Howe o zamanlar benim kahramanımdı. Onun gibisi yoktu ve grup çok sıkıydı. Eskiden onları defalarca canlı izlemiştim, ‘Close to the Edge’ turnesini de izlemiştim. Tıpkı plaktaki gibiydiler ve gruptakinden daha fazla sahtekarlık mümkün değildi ki bu da çok güzeldi.’
Ve ekliyor ;
‘Canlı prodüksiyon, her şey, canlı ses, albüm sesleri; hepsi delicesine harikaydı! Bu albüm gerçekten bir dahi ve herkes onun üzerinde parlıyor. Bu zamansız bir müzik!’
