Bruce Dickinson: Başarının Sırrı Özgüven
Bruce Dickinson, başarılı bir müzisyen olmak için en önemli şeyin özgüven olduğunu vurguladı: “Bu öğretilemez, karakter meselesi.”
“Odamda harika müzisyenlerle çaldım ama özgüvenleri olmadığı için orada kaldılar.”
Iron Maiden’ın efsanevi vokalisti Bruce Dickinson, başarılı bir müzisyen olmanın en önemli şartlarından birinin özgüven olduğunu söyledi. Musicians Institute YouTube kanalında yayımlanan yeni röportajında Dickinson, çok yetenekli olduğu hâlde asla sahneye çıkamayan pek çok müzisyenle tanıştığını belirtti.
“En önemli şeylerden biri özgüvendir. Ve bu öğretilemez. Bu karakter meselesidir. Özgüven çok ama çok önemlidir. Harika müzisyenlerle çaldım ama özgüvenleri olmadığı için sonsuza dek odalarında kaldılar. Kendilerini ortaya koyup performans sergilemediler. İnsanlar onları fark etmedi.”
Profesyonel müzisyenlik, ne sabit gelir ne de güvenli bir gelecek sunar. Bu yola girmek için ciddi bir cesaret gerekir. Ama bu cesaretin yanında kendi potansiyeline inanmak da şart. Dickinson bunu şöyle açıklıyor:

“Yani, dünyanın en iyi gitaristi olsan ve Sahra Çölü’nün ortasında bir çadırda çalsan, başarılı olamazsın. Kusura bakma. Evren böyle adil değil. Çünkü bu yolda yıkılacaksın, seni aşağı çekecekler, diğer müzisyenler seni ezmeye çalışacak. Çünkü herkes bir şekilde öne geçmeye çalışıyor. Ve sadece tek bir müzik türüne saplanıp kalma. Evet, onu seviyor olabilirsin ama bu da bir tuzak olabilir.”
Dickinson’a göre özgüven yalnızca bir başlangıç. Asıl mesele, seyircinin hayal gücüne dokunabilmekte:
“İronik ama gerçek: Evet, özgüvene ihtiyacın var. Ama performansı tamamen kendinle ilgili yaparsan insanlar uzaklaşır. Çünkü hiç kimse o kadar ilginç değildir. Gerçekten. Yapman gereken şey, sahip olduğun yeteneği kullanarak bir hikâye anlatmak, bir duygu aktarmak. Gerçek ve samimi bir şey söylemek. Ancak o zaman insanlar seni dinler. Çünkü onlara dokunursun.”
“Evet, özgüvene ihtiyacın var. Ama bu sadece kendini anlatma işi değil. Bu bir tenis maçı gibi. Sahnedeyken duygusal bir tenis oynuyorsun. Topu seyirciye atıyorsun, onlar geri atıyor, sonra tekrar… Yavaş yavaş bu döngü ısınıyor. Bu yüzden konserler her zaman sonunda daha iyi olur. [Gülüyor]”
Kaynak : ultimate-guitar
