Al Di Meola: Asit Yolculuğu Carnegie Hall’a Götürdü
Al Di Meola, 1971 yılının yılbaşı gecesinde yaşadığı sıra dışı deneyimin kariyerini nasıl değiştirdiğini ve Chick Corea’nın Return to Forever grubuna katılma öyküsünü anlattı.
Caz füzyon gitarının en önemli isimlerinden Al Di Meola, müzik kariyerinin dönüm noktalarından birine ilişkin oldukça sıra dışı bir anısını paylaştı. Genç gitarist, henüz 17 yaşındayken Barry Miles ile gerçekleştirdiği bir konser öncesinde LSD kullandığını ve sahnede yaşadığı deneyimin, yıllar sonra Chick Corea’nın dikkatini çekmesini sağlayan performansın ortaya çıkmasına eşlik ettiğini açıkladı.
Di Meola’nın 2024 yılında Guitar Player dergisine verdiği röportajda anlattığı olay, 1971 yılının son gecesinde yaşandı. O dönem henüz genç bir müzisyen olan gitarist, arkadaşı Mike Buyukas’ın kendisine verdiği LSD’yi kullandıktan sonra Barry Miles ile sahneye çıktı. Üstelik o gece kaydedilen performans, birkaç yıl sonra Di Meola’nın müzik hayatını tamamen değiştirecekti.
Beatles referansı ve unutulmaz konser gecesi
Di Meola, LSD kullanma kararının arkasında arkadaşı Mike Buyukas’ın etkili olduğunu belirtti. Kendisiyle arasında yedi yaş bulunan Buyukas, genç gitaristin müzikal gelişiminde de önemli bir yere sahipti.
Di Meola’nın aktardığına göre Buyukas, kendisine maddenin ne olduğunu sorduğunda Beatles üyelerinin de kullandığını söyleyerek onu ikna etmeye çalışmıştı.
Gitarist, 2024 yılındaki röportajında o geceyi şu sözlerle hatırladı:
“Mike bana bir doz LSD verdi. O zamanlar bu konularda oldukça deneyimsizdim. Ona bunun ne olduğunu sordum. Bana çok hoşuma gideceğini söyledi ve endişelenmememi, Beatles’ın da bu tür şeyleri kullandığını belirtti.”
Bunun ardından Di Meola, Barry Miles ile gerçekleştireceği konserden önce LSD kullandı. Sahneye çıktığında ise kendisini olağan dışı bir deneyimin içinde bulduğunu ifade etti.
Gitarist, performans sırasında zihninin tamamen farklı bir yerde olduğunu, çaldığı müziği hatırlamadığını ancak daha sonra kaydı dinlediğinde ortaya çıkan sonuç karşısında şaşkınlık yaşadığını anlattı.
Hatta çaldığı bazı gitar pasajlarının Allan Holdsworth gibi virtüöz bir gitaristin bile beğenisini kazanabileceğini düşündüğünü söyledi.
Chick Corea’ya ulaşan kaset her şeyi değiştirdi
Di Meola’nın müzikal gelişiminde Mike Buyukas’ın etkisi yalnızca o geceyle sınırlı değildi. İkili, Buyukas’ın evinde birlikte müzik dinliyor ve dönemin yeni çalışmalarını keşfediyordu.
Di Meola, bu buluşmalar sırasında Chick Corea’nın Dave Holland ve Barry Altschul ile kaydettiği 1971 tarihli A.R.C. albümünü ilk kez dinlediğini belirtti. Ayrıca Airto Moreira ve Flora Purim’in yer aldığı erken dönem Return to Forever kayıtları da genç gitaristin müzikal dünyasını şekillendiren çalışmalar arasındaydı.
Birkaç yıl sonra Berklee College of Music’te öğrenim gören Di Meola, Return to Forever’ın bir konserine katıldı. O dönemde grupta, Bill Connors’ın ayrılışının ardından kısa süreliğine gitar çalan Earl Klugh bulunuyordu.
Konser sonrasında Buyukas’ı arayan Di Meola, grupta çalmayı ne kadar istediğini dile getirdi. Bunun üzerine Buyukas, 1971 yılının yılbaşı gecesinde kaydedilen performansın makara bant kaydını kasete aktardı ve Chick Corea’nın menajerlik ekibine ulaştırmak için New York’a gitti.
Üstelik Buyukas, kaydı dinletmek konusunda oldukça ısrarcı davrandı. Sonunda Corea’nın ekibine ulaşmayı başardı ve kayıt dinlendi.
Di Meola, Chick Corea’nın kendisini arayarak performanstan etkilendiklerini ve gruba katılmasını istediklerini söylediğini anlattı.
Carnegie Hall’da başlayan yeni dönem
Di Meola, Return to Forever’a katılma sürecinin düşündüğünden çok daha hızlı geliştiğini belirtti. Herhangi bir seçme sürecini hatırlamadığını, doğrudan gruba katıldığını söyledi.
Chick Corea’nın telefonla kendisini New York’a çağırdığını öğrendiğinde büyük bir şaşkınlık yaşadığını ifade eden gitarist, kısa süre içerisinde eşyalarını toplayarak yola çıktı.
Dahası, gruptaki ilk konseri için fazla beklemesi de gerekmedi. Birkaç gün sonra New York’un ünlü Carnegie Hall sahnesinde performans sergileyecekti.
Ancak bu gelişmeyi ailesine anlatmak hiç kolay olmadı. Di Meola’nın babası, henüz genç yaştaki oğlunun Carnegie Hall’da sahne alacağına inanmakta güçlük çekti. Gitaristin anlatımına göre babası, bu iddiayı yaklaşık bir saat boyunca kabul etmedi.
Sonunda ailesini de konsere götürmeye karar verdi. Bir limuzinle Carnegie Hall’a doğru yola çıktıklarında babası, oğluna yıllardır söylediği bir sözü hatırlattı:
“Carnegie Hall’a ulaşmanın yolu çalışmak, çalışmak ve çalışmaktır.”
Di Meola ise o anı esprili bir ifadeyle hatırlıyor:
“Ben de kendi kendime, hayır, bunun yolu LSD, LSD ve LSD, diye düşündüm.”
Bununla birlikte gitarist, bu deneyimin tekrarlanmasını kesinlikle tavsiye etmediğini ve bir daha aynı şeyi yapmadığını özellikle vurguladı. Ona göre o gece yaşananlar, Barry Miles ile gerçekleştirdiği tek bir konserin sıra dışı bir anısı olarak kaldı.
Al Di Meola ve Return to Forever dönemi
1974 yılında Return to Forever kadrosuna katılan Al Di Meola, kısa sürede caz füzyon dünyasının dikkat çeken gitaristlerinden biri hâline geldi. Chick Corea, Stanley Clarke ve Lenny White gibi müzisyenlerle aynı sahneyi paylaşan gitarist, grubun müzikal kimliğinin gelişmesinde önemli rol oynadı.
Özellikle hızlı pasajları, karmaşık ritmik yapıları ve Latin müziğinden beslenen gitar yaklaşımıyla tanınan Di Meola, caz, rock ve dünya müziği arasındaki sınırları zorlayan çalışmalar gerçekleştirdi.
1977 yılına kadar Return to Forever bünyesinde bulunan gitarist, aynı zamanda solo kariyerini de geliştirdi. 1977 tarihli Elegant Gypsy albümü, bu dönemin en bilinen çalışmalarından biri olarak müzik tarihinde yerini aldı.
Di Meola’nın anlattığı bu hikâye, müzik kariyerindeki önemli bir fırsatın nasıl beklenmedik gelişmeler sonucunda ortaya çıktığını gösteriyor. Ancak burada asıl belirleyici unsurun yalnızca o gece yaşanan deneyim olmadığını da unutmamak gerekiyor. Genç gitaristin müzikal yeteneği, performansın kaydedilmiş olması ve Mike Buyukas’ın bu kaydı doğru kişilere ulaştırmak için gösterdiği çaba, bütün bu sürecin birbirini tamamlayan parçalarıydı.
Kaynak : guitarplayer
