Yngwie Malmsteen’den Deep Purple İtirafı
İsveçli gitar virtüözü Yngwie Malmsteen, Deep Purple’a neden katılmadığını ve canlı albümleri neden stüdyoya tercih ettiğini açıkladı.
“Zaman zaman bazı konuşmalar oldu.”
İsveçli gitar virtüözü Yngwie Malmsteen, Deep Purple üyeleriyle olan dostluğunu ve efsanevi gruba neden hiç katılmadığını değerlendirdi.
Malmsteen, Ritchie Blackmore’un üzerindeki etkisini her zaman açıkça dile getirmiştir. Ne de olsa ikisi de barok müzik başta olmak üzere klasik müzikle rock’n roll’u birleştirmesiyle tanınıyor. Bununla birlikte, ikisinin karakterlerinin de benzer şekilde (kötü) ünlü olduğunu söylemek mümkün. Bu sıra dışı kadro gerçekten işe yarar mıydı bilinmez, ama “Yngwie’li Deep Purple” nasıl olurdu diye düşünmek oldukça keyifli.
Geçtiğimiz günlerde Eddie Trunk’a konuşan Malmsteen’e, geçmişte Deep Purple’a katılma şansı olup olmadığı soruldu. Malmsteen’in cevabı (Ultimate Guitar tarafından yazıya döküldü) şu şekilde oldu:
“Evet, zaman zaman bazı konuşmalar oldu. Yıllar önce, Ian Gillan grubun dışında olduğu kısa bir dönem vardı, o zamanlar çok sık görüşüyorduk. Roger Glover ise her zaman gerçekten çok cool bir adamdı.”
“Aslında Japonya’dan harika bir fotoğrafım var; sahnedeyiz… Ben, Roger Glover, Ian Paice ve Jon Lord. Çünkü Jon Lord o gece sahneye çıkmıştı, gruptan ayrıldıktan çok sonra.”
“Yani, her zaman güzel bir enerjiydi. Ama işte, bir şekilde olmadı. Bazen işler sadece gerçekleşmez.”
Röportajın başka bir bölümünde Malmsteen, canlı albümlere olan ilgisinden ve bu albümleri stüdyo kayıtlarına tercih etmesinden bahsetti. İsveçli neoklasik gitarist, bu canlı kayıtların her zaman orijinal versiyonlardan daha etkileyici geldiğini söyledi. Deep Purple’ın 1972 tarihli efsane albümü “Made in Japan” hatırlatıldığında şunları ekledi:
“Komik olan şu ki, harika bulduğum gruplar arasında hep canlı albümleri daha çok sevdim. UFO, Thin Lizzy ya da Judas Priest kim olursa olsun… Her zaman canlı performansları daha çok hoşuma giderdi.”
“Tabii ki ‘Made in Japan’’dan bahsetmiyorum bile. ‘Made in Europe’ da çok iyidir.”
“Yani, canlı albümlerde farklı bir şey olduğunu düşünürdüm hep. O şovun nasıl geçtiğini tadabiliyorsun. Ses, çalma tarzı, his… Hepsi biraz farklı. Ben hep bunu daha çok sevdim.”
