Yngwie Malmsteen: Ne Düşündüğünüz Umurumda Değil
Yngwie Malmsteen, insanların düşüncelerini umursamadığını ve onu en çok heyecanlandıran şeyin yeni projelere başlamak olduğunu söylüyor.
“İnsanların iyi olduğunu düşünmesi güzel ama sadece bunu duymak için bir şeyler yapmamalısın.”
Neredeyse yarım yüzyıllık kariyeriyle elektro gitar dünyasını kökten değiştiren Yngwie Malmsteen, artık yaşayan bir efsane. Ancak neoklasik gitarın öncüsü olarak gösterilmesinin yanı sıra, sanatsal bütünlüğünü kararlılıkla savunması ve sözünü sakınmaması da ona başka bir ün kazandırdı.
Fakat Yngwie bu ünün hiçbirini umursamıyor; hatta bir gün nasıl hatırlanacağına dair düşüncelere de pek kafa yormuyor.
Guitar World’e verdiği son röportajda, yeteneğinin küçümsendiği ve tembel olarak etiketlendiği bir ortamda büyümesinin, sadece sanatına odaklanan bir zihniyeti nasıl şekillendirdiğini şu sözlerle anlattı:
“Hatırlanmak isterim, hepsi bu ama öyle düşünmem. Büyürken bana sürekli ‘berbat ve işe yaramaz’ olduğum söyleniyordu. Zamanla tüm bu laflara karşı duyarsızlaştım. Oturup ağlamadım, umursamadım. Sonra Amerika’ya geldim, bu kez herkes ‘harikasın’ demeye başladı. Hiçbiri beni etkilemedi. İyi mi kötü mü olduğumu ben bilirim. Söylenmesine ihtiyacım yok.”
“İnsanların seni iyi bulması güzel ama sadece bunu duymak için bir şeyler yapmamalısın. Mezarıma ‘Bakın, klasik metali gitarla yaratan adam Yngwie!’ yazsın gibi bir düşüncem yok. Umurumda değil.”
Yngwie’nin kendisine küçük bir ego lüksü tanıdığı tek an, bir posterle sınırlı. O posterde, elektro gitarın iki başka deviyle birlikte yer alıyor. Öte yandan, onu en çok tatmin eden şey, bir projeyi bitirip bir sonrakine başlamak:
“Eskiden kalma bir dergi kapağı var, sakladım çünkü o kapağın ortasında ben, yanımda da Jimi Hendrix ve Edward Van Halen vardı. Bu hoşuma gidiyor çünkü en büyüklerle birlikteyim. Ama beni en çok heyecanlandıran şey, harika bir şeyi tamamlayıp sonra hemen bir sonrakine geçmek.”
Malmsteen, klasik parçalarından biri olan “I’ll See the Light Tonight” şarkısının nasıl neredeyse bir çırpıda ortaya çıktığını da şu sözlerle anlattı:
“1984’te Kaliforniya’da berbat bir evim vardı. Marshall amfilerim ve bir teyp sistemi salonun ortasındaydı. Davulcumu gece saat 3’te çağırdım, hadi jam yapalım dedim. Şarkı üç dakika mı? O kadar sürede yazdık işte.”
Ve son noktayı şöyle koydu:
“Ab power akorunu açık tel üzerine rifflemeye başladım, sonra her şey birleşti. Bunun iyi bir şey olduğunu hemen anladım.”
Kaynak: ultimate-guitar
Hazırlayan: los-endos.com | Güncel Rock ve Metal Haberleri
