Progresif Rock’ın Üvey Çocuğu: Heavy Metal (1)
Progresif Rock’ın Üvey Çocuğu: Heavy Metalin Doğuşu ve Proto-Metal.
Heavy Metal Kavramının Ortaya Çıkışı :
“Heavy metal” terimi ilk olarak 1964 yılında William S. Burroughs’un Nova Express adlı bilim kurgu romanında geçti. Burada “heavy metal” bir müzik türü değil, bir karakterin tanımı olarak kullanılmıştı. Daha sonra 1968 yılında Steppenwolf’un “Born to Be Wild” şarkısında geçen “heavy metal thunder” ifadesi, bu kelimelerin müzikle ilk kez yan yana geldiği anlardan biri oldu. Şarkıda motosiklet sesi kastediliyordu ama bu sözler zamanla müzik tarzını tanımlamak için kullanılmaya başlandı.
1970 yılında çıkan Black Sabbath’ın ilk albümü ise, bugün heavy metal olarak bildiğimiz müzik türünün doğuş noktalarından biri sayılır. Albümün karanlık ve sert tarzı, bu yeni müziğin temelini oluşturdu. Terimin Black Sabbath’la doğrudan bağlantılı olduğu kesin değil ama onların müziği bu türün şekillenmesinde çok etkili oldu. Böylece, edebiyatta ortaya çıkan bir ifade, kısa sürede sert ve karanlık bir müzik tarzının adı haline geldi.
Progresif Rock’ın Doğuşu ve Proto-Metal Etkisi :
Progresif rock, 60’ların sonunda müziği daha sanatsal, katmanlı ve deneysel bir yöne çekerken; bu dalganın gölgesinde doğan bir başka dev müzik türü de şekillenmeye başlamıştı: heavy metal. İşte bu yazıda, hem progresif yapıların hem de sert rifflerin iç içe geçtiği, 1970’lerin başında heavy metalin atalarını oluşturan 8 grubu inceliyoruz.
1. Lucifer’s Friend – Ride The Sky (1970)
Lucifer’s Friend’in çıkış albümü, Led Zeppelin’in blues tabanlı sertliği ile Deep Purple’ın hammond destekli progresifliğinin arasında bir yerde durur. Ancak Ride The Sky’daki orkestra benzeri bölümler, klasik müzik etkileri ve deneysel geçişler, bu albümü sadece bir heavy rock kaydı olmaktan çıkarır. Lucifer’s Friend, özellikle Avrupa’da grup, “gizli kalmış bir progresif metal öncüsü” olarak anılır. Eleştirmenler albümdeki vokal gücünü ve orkestral yapıyı sıkça över.
2. Budgie – Breadfan (1971)
Budgie, Breadfan gibi parçalarla progresif düzenlemeleri, sert riffleri ve zaman zaman thrash’e yakın hızları birleştirdi. Squawk (1972) albümü de bu vizyonu devam ettirir. Metallica, Breadfan’ı coverlayarak bu şarkının ününü geniş kitlelere taşıdı. Günümüzde, Budgie, hem NWOBHM (New Wave of British Heavy Metal) öncesi köprü gruplarından biri olarak hem de progresif metalin öncüllerinden biri olarak değerlendirilir.
3. Black Sabbath – Paranoid (1970)
Black Sabbath, tartışmasız şekilde heavy metalin kurucusu kabul edilir. Paranoid albümünde yer alan War Pigs, Iron Man gibi parçalar; hem karanlık sözleri hem de düşük frekanslı riff yapısıyla yeni bir çağ başlattı. Black Sabbath, albümün etkisi hâlâ o kadar güçlü ki; doom, sludge, stoner gibi alt türler bu albümün gölgesinde büyüdü.
4. Sweet – Man With the Golden Arm (1974)
Her ne kadar glam rock ile anılsa da, Sweet, Man With the Golden Arm gibi parçalarında yer yer jazz-rock, yer yer progresif rock unsurları kullandı. Sweet, bu parça, grubun popüler sound’undan farklı olarak “deneysel ve progresif bir çıkış” olarak yorumlanır.
5. Uriah Heep – Stealin (1973)
Uriah Heep, 60’ların sonlarında kurulan ve hem fantastik temaları hem de zengin vokal armonileri ile dikkat çeken bir grup. Demons and Wizards (1972) albümleriyle power metal’e doğrudan esin kaynağı oldular. Uriah Heep, power metal sahnesinde Uriah Heep, “dede grup” olarak anılır. Grubun teatral yapısı, özellikle Blind Guardian gibi gruplarda hissedilir.
6. T2 – No More White Horses (1970)
T2, az bilinen ama kültleşmiş bir isim. It’ll All Work Out in Boomland albümünden çıkan No More White Horses, hem progresif katmanlara hem de sert gitar rifflerine sahiptir. T2, progresif rock koleksiyoncuları arasında albüm “gizli başyapıt” olarak görülür.
7. Captain Beyond – Dancing Madly Backwards on a Sea of Air (1972)
Captain Beyond, eski Deep Purple ve Iron Butterfly üyeleriyle kuruldu. Dancing Madly Backwards… parçası, çoklu zaman değişimleri ve gitar pasajlarıyla heavy-prog çizgisini net çizer. Captain Beyond özellikle Tool ve The Mars Volta gibi modern progresif gruplarca ilham kaynağı olarak anılır.
8. Atomic Rooster – Death Walks Behind You (1970)
Death Walks Behind You albümü, doom metal‘in habercisi gibidir. Sert gitarlar, çığlık gibi vokaller ve karanlık temalar; albümün gotik-progressif bir yapı kazanmasını sağlar. Atomic Rooster, özellikle Opeth ve Ghost gibi gruplar, bu albümü hem sound hem estetik olarak etki listelerinde gösterir.








