Mike Portnoy, ‘Parasomnia’ Albümünü ve Metal Etkisini Anlatıyor
Mike Portnoy, Dream Theater’ın “Parasomnia” albümünde metalin rolünü vurguladı ve grubun başarısını açıkladı.
Mike Portnoy, DREAM THEATER‘ın 16. stüdyo albümü “Parasomnia” hakkında yaptığı açıklamalarda, grubun metal yönünün önemini tekrar gündeme getirdi. 7 Şubat 2025’te InsideOut Music etiketiyle yayınlanan bu albüm, Portnoy‘un 2009’daki “Black Clouds & Silver Linings” albümünden sonra katıldığı ilk albüm olma özelliği taşıyor.
Portnoy, “Parasomnia” albümünün, grubun önceki albümlerine kıyasla daha sert bir hava taşıdığını belirtti ve bu sertliğin grubun geçmişindeki metal etkilerinden kaynaklandığını ifade etti. Portnoy, “DREAM THEATER’ın metal tarafı hep önemli oldu ve özellikle benim dönemimde bu taraf daha belirgindi” dedi. Grubun ilk albümünden beri thrash ve metal öğelerinin hep yer aldığını belirtti. Özellikle “A Fortune In Lies”, “The Glass Prison”, “Panic Attack” ve “A Nightmare To Remember” gibi şarkılar, bu metal etkisini yansıtan örnekler arasında sayılabilir.
Portnoy, DREAM THEATER‘ın prog metal sahnesindeki başarısını, metalin grubun müziğindeki etkisine bağladı. “Prog metal sahnesinde bazı gruplar hâlâ yerel sahnelerde çalıyor ve fazla albüm satmıyorlar. Ama biz, büyük metal festivallerinde yer alabiliyoruz. Bu, grubun metal yönünün başarısını gösteriyor” dedi.
“Parasomnia” albümünü tanımlarken Portnoy, albümün “Train Of Thought” albümündeki karanlık ve ağır havayı, “[Metropolis Pt. 2:] Scenes From A Memory”‘nin sinematik yaklaşımıyla harmanladığını belirtti.
Mike Portnoy, DREAM THEATER‘ın kurucularından biri olarak 1985’te John Petrucci ve John Myung ile birlikte grubu kurmuştu. 20 yıl boyunca grupta yer aldıktan sonra 2010’da ayrılmıştı. Portnoy, 2023 yılında tekrar gruba katıldı ve o zamandan beri hem müzik hem de grup içi dinamiklerde önemli bir rol üstlendi.
“Parasomnia”, John Petrucci tarafından prodüktörlüğü üstlenirken, James “Jimmy T” Meslin tarafından mühendislik yapılmış ve Andy Sneap tarafından miksajı yapılmıştır. Ayrıca, Hugh Syme albümün kapağına da imza atmıştır.
Son olarak, Portnoy, DREAM THEATER‘a döndükten sonra nasıl bir değişim yaşadığını da paylaştı. 2010’dan sonra gruptan ayrıldığında daha çok kontrol sahibi olduğunu belirten Portnoy, geri döndüğünde ise grubun yıllar içinde geliştirdiği yeni çalışma yöntemlerine saygı gösterdiğini söyledi. “Geri döndüğümde, gruptaki diğer üyelerin farklı yollarla çalıştığını kabul ettim. Bu süreç, daha uyumlu bir ekip çalışmasına dönüşmemi sağladı” dedi.
DREAM THEATER‘ın 40. yıl dönümü kutlamaları çerçevesinde başladığı Kuzey Amerika turnesi, 7 Şubat’ta Philadelphia’daki The Met’te başladı. Bu turne, Portnoy’un gruba dönmesinin ardından yapılan ilk Kuzey Amerika turuydu.
Kaynak : blabbermouth
