McLaughlin: ‘Kendi Müziğimi Yapmak Zorundayım’
John McLaughlin, müzikal özgürlüğüne olan bağlılığını anlatıyor: ‘Kendi müziğimi yapmazsam kendime ihanet etmiş olurum‘.
“Ticari başarı var, bir de müzikal başarı var ve bu ikisinin bir araya gelmesi çok nadir görülen bir durum.”
Eğer John McLaughlin müzikte trendlere uyuyor olsaydı, elektrik gitar tarihinin en parlak ve en etkili kariyerlerinden birine sahip olamazdı.
1960’larda stüdyo müzisyeni olarak kendini kanıtlayan (ve bu süreçte Led Zeppelin’in Jimmy Page’ine dersler veren) McLaughlin, 1969’da solo çıkış albümü Extrapolation‘ı yayımladı. Gitar ikonunun sonraki albümlerinden farklı bir yapıya sahip olsa da bu albüm, caz füzyonunda devrimin başlangıcını simgeliyordu.
Bugüne kadar 18 stüdyo albümü yayımlayan McLaughlin, Al Di Meola’dan Zakk Wylde’a kadar pek çok gitariste ilham kaynağı oldu. Ancak tüm bunları, yalnızca kendi tutkusu doğrultusunda yaptı. McLaughlin, 2022’de Guitar Player’a verdiği röportajda şöyle konuştu:
“Müzik yapmayı ve albüm kaydetmeyi asla durduramam, ister harika satsın ister çok az satılsın. Kayıt tamamlandığında artık değiştirilemez; biter. İnsanlar ya sever ya sevmez, ama bu benim sorunum değil. [gülüyor]”
McLaughlin bu iki uç noktayı da deneyimledi, ancak hiçbir zaman kendi benliğinden ödün vermedi. Şöyle devam etti:
“Tek sahip olabileceğim felsefe, kim olduğum olmaktır ve gerisi umurumda değil. Eğer ‘İnsanlar bunu beğenecek’ diye bir şey çalmaya çalışırsam, sadece onları kandırmış olmam, aynı zamanda kendimi de kandırmış olurum.”
“Shakespeare bunu 500 yıl önce söyledi: Kendine sadık olursan, başkalarına da sadık olursun. [gülüyor] Müzikte bu çok önemli. Kalabalıkları memnun etmek için albüm yapan insanlara karşı değilim. Sadece bu bana göre değil.”
“Kariyerim boyunca çok başarılı albümlerim de oldu, pek başarılı olmayanlar da. Fakat farklı başarı türleri arasında ayrım yapmak önemli. Ticari başarı var, bir de müzikal başarı var ve bu ikisinin bir araya gelmesi çok nadir görülen bir durum.”
“Bence cehennem, insanları memnun etmek için bir albüm yapıp sonra ‘Kahretsin! Neden böyle bir şey yaptım? Ne aptallık!’ diye düşünmek olurdu. [gülüyor]”
