Mamutlar, Eski Amerikan Halklarının Temel Besin Kaynağıydı
Bilim insanları, eski Amerikan halklarının mamut ve diğer büyük hayvanları ana besin kaynağı olarak kullandığını doğrulayan ilk doğrudan kanıtı ortaya koydu. Araştırmaları, insanların Amerika kıtasındaki hızlı yayılmaları ve buzul çağındaki büyük memelilerin yok oluşu hakkında yeni bilgiler sunuyor.
4 Aralık tarihinde Science Advances dergisinin kapağında yayımlanan bu çalışma, Montana’daki 13.000 yıl öncesine tarihlenen bir Clovis mezar alanında bulunan bir bebeğin annesinin diyeti üzerine yapılan istatık analizleri ile gerçekleştirilmiştir. Bu çalışma öncesinde, tarihöncesi diyeti, taş aletler veya av hayvanlarının korunmuş kalıntıları gibi dolaylı kanıtlarla anlamaya çalışılıyordu.
Bulgular, Clovis halkının, küçük hayvanlar ve bitkilerle beslenmektense, büyük hayvanları avlamada uzmanlaştığını gösteriyor.
Clovis halkı, yaklaşık 13.000 yıl önce Kuzey Amerika’da yaşamıştı. Bu dönemde, mamutlar gibi hayvanlar hem Kuzey Asya’da hem de Amerika kıtasında yaşıyordu. Uzun mesafeler kat edebilen bu hayvanlar, mobil yaşam tarzına sahip insanlar için güvenilir bir yağ ve protein kaynağıydı.
McMaster Üniversitesi’nden baş yazarlardan James Chatters, “Mamutlara odaklanmak, Clovis halkının Kuzey Amerika’dan Güney Amerika’ya sadece birkaç yüz yıl içinde nasıl yayıldığını açıklamaya yardımcı oluyor,” dedi.

Üniversite Alaska Fairbanks’ten arkeoloji profesörü ve diğer baş yazar Ben Potter, “Beni şaşırtan şey, diğer alanlardan gelen verilerle birçok verinin doğrulanmasıdır. Örneğin, Clovis alanlarında bırakılan hayvan parçaları megafauna ile doludur ve mızrak başlıkları büyük olup, uzak mesafelerde etkili olan ok uçlarına takılmıştır,” diye ekledi.
Mamut avlamanın esnek bir yaşam tarzı sunduğuna dikkat çeken Potter, bu şekilde Clovis halkının, bölgesel olarak değişebilecek daha küçük yerel avlara dayanmak zorunda kalmadan yeni alanlara taşınabildiğini belirtti.
“Bu hareketlilik, Clovis teknolojisi ve yerleşim desenlerinde gördüğümüzle uyumludur,” dedi Potter. “Son derece hareketliydiler. Araç taşlarını yüzlerce kilometre boyunca taşıdılar.”
Araştırmacılar, Clovis halkının diyeti modellemek için önce diğer araştırmacılar tarafından yayımlanan Anzick-1, 18 aylık bir Clovis çocuğunun kalıntılarındaki izotop verilerini incelediler. Anne sütü dikkate alınarak, annesinin diyetine ait tahminler yapıldı.
Alaska Stabil İzotop Tesisinin direktörü ve çalışmanın yazarlarından Mat Wooller, “İzotoplar, bir tüketicinin diyetinin kimyasal parmak izini sunar ve bu izler, farklı diyet öğelerinin potansiyel katkı oranlarını tahmin etmek için karşılaştırılabilir,” dedi.
Ekip, annenin izotop parmak izini aynı dönemde ve bölgede bulunan çok çeşitli gıda kaynaklarından alınan verilerle karşılaştırarak, annenin diyetinin %40’ının mamutlardan geldiğini ve geri kalanının elkr ve bizon gibi büyük hayvanlardan oluştuğunu keşfetti. Küçük memelilerin, bazen önemli bir besin kaynağı olarak düşünüldüğü, annenin diyetinde çok küçük bir yer tuttuğu belirlendi.
Son olarak, bilim insanları, annenin diyetini aynı dönemdeki diğer etoburlar ve omnivorlarla karşılaştırdı. Annenin diyeti, mamut uzmanı olan tarpan kedisiyle en çok benzerlik gösterdi.
Bulgular, erken insanlar ile büyük buzul çağının hayvanlarının yok oluşuna da katkıda bulunmuş olabileceğini öne sürüyor. Özellikle çevresel değişikliklerin, bu hayvanların yaşam alanlarını daraltarak, onları insan avcılarının hedefi haline getirmiş olabileceği düşünülüyor.
Potter, “İklim, bazı megafauna için uygun yaşam alanlarını daraltacak şekilde değişiyorsa, bu, onları insan avcılığının etkilerine daha duyarlı hale getirir. Bu insanlar son derece etkili avcılardı,” dedi.
Chatters ise, “10.000 yıl boyunca Avrupa’da gelişen son derece sofistike bir avcılık kültürünün, çevresel baskı altında naif megafauna popülasyonlarıyla karşılaşması, bu durumu açıklıyor,” dedi.
Potter ve Chatters’a göre, bu araştırmanın önemli bir yönü, Montana ve Wyoming’deki Yerli Amerikalılarla yapılan görüşmelerdir. Çalışma hakkında, yerli halkların endişeleri ve ilgileri ile ilgili etik bir şekilde danışılması gerektiği vurgulandı.
Yellowstone Peoples’in yürütme direktörü Shane Doyle, “Yerli halkların mirasıyla ilgili sorulara dahil olmanın önemli ve etik olduğunu düşünüyoruz,” dedi. “Bu çalışma, Clovis dönemi Yerli halklarının mamut gibi dönemin en tehlikeli ve baskın hayvanlarından birini avlayarak nasıl hayatta kaldıklarını anlamamızı yeniden şekillendiriyor.”
Çalışmanın diğer yazarları arasında bağımsız araştırmacı Stuart J. Fiedel, Arkansas Üniversitesi’nden Juliet E. Morrow ve Royal Alberta Müzesi’nden Christopher N. Jass yer alıyor.
Bu yazı sciencedaily.com sitesinde yayınlanmıştır.
