Guthrie Govan: Dijital Teknoloji ve Müzikal Özgürlük
Guthrie Govan, dijital teknolojilerin gitar dünyasında nasıl devrim yarattığını anlatıyor.
The Aristocrats grubunun virtüözü Guthrie Govan, Dubai’deki bir Charvel gitar kliniğinde yaptığı konuşmada, yıllarca tube amfi hayranı olduktan sonra dijital gitar riglerine nasıl geçtiğini ve bu dönüşümün arkasındaki sebepleri anlattı. Govan, dijital sistemlerin giderek daha iyi hale gelmesiyle, amp modelleyicileri ve FRFR (full range, flat response) hoparlörlerinin dünya çapında sahnelerde nasıl devrim yarattığını vurguladı.
Amp modelleyici ve tube amfi tartışması her zaman gündemde olmuştur. Ancak Govan’a göre bu sorunun cevabı aslında özgürlükte yatıyor. “Evet, ruhumu sattım,” diyen Govan, “Tek kanallı valf amplifikatörleriyle büyüdüm, ama şimdi bu dijital canavarla çalışıyorum ve hâlâ gerçek bir amfi hissiyatını yaşamak istiyorum. İşte bu [Laney 4X12 FRFR hoparlör] o hissiyatı yaratıyor ve beni ilhamlandırıyor. Bu, farklı çalmamı sağlıyor – umarım daha iyi çalarım,” şeklinde belirtti.
Laney, yeni LFR kabin serisini geliştirirken Devin Townsend’ın geri bildirimlerinden faydalandı. Bu FRFR hoparlörler, amp modelleyicileri kullanan gitaristlere gerçek amfi hissiyatını sunmayı hedefliyor. Govan, The Aristocrats turnesinde ilk kez LFR-412 hoparlörü kullanarak bu yeni teknolojinin ne kadar etkili olduğunu keşfetti.
LFR-412, gerçekten etkileyici bir cihaz. Laney, bu devasa 2600 watt’lık hoparlörün, jet uçağının kalkışı kadar yüksek sesle çalışabildiğini belirtiyor. Bu özellik, Govan’ı dijital rigler konusunda ikna eden unsurlardan biri oldu.
Ancak sadece Laney’in sunduğu fiziksel his değil, Govan’ın Fractal FM-9’un sunduğu yaratıcı seçenekler de bu dijital dönüşümde önemli bir rol oynadı. Govan, dijital teknolojilerin ona sunduğu özgürlükten bahsederken, “Bu dijital canavarı neden kullanıyorum? Çünkü bana başka şeyler yapma özgürlüğü veriyor,” dedi ve devam etti: “Fractal ünitesinin hoparlör bloğuna bir keman gövdesinin yanıtını yükleyebileceğinizi fark ettim ve gitarım aracılığıyla keman tonları çalabiliyorum.”
Govan, her zaman müziksel merakını tetikleyen yeni seslerle ilgilendiğini söylüyor. Bu tarz deneyler, Govan’a daha önce denemediği bir sesin kapılarını açıyor ve gitar çalma biçimini değiştiriyor. “Ben, hoparlörden çıkan sese göre çalan biriyim,” diyor Govan. “Bu tarz bir şeyde büyüklüğünü hissediyorum, yeni bir tarafımı keşfetmek gibi.”
