Geezer Butler, Black Sabbath’ın Deneysel Döneminden Bahsetti
Black Sabbath basçısı Geezer Butler, Black Sabbath’ın müzik deneylerine ve o dönemdeki karşılaştıkları zorlukları anlattı.
“Kesinlikle son derece sinirliydik.“
Bass efsanesi Geezer Butler, Black Sabbath’ın 1973 tarihli “Sabbath Bloody Sabbath” albümüyle başlayan ve 1975’teki “Sabotage” albümüyle devam eden yön değişimini değerlendirdi ve o dönemde grup olarak yaşadıkları zorluklardan bahsetti.
Dört albümün ardından, Black Sabbath önemli bir değişime girerek, hâlâ büyük takdir gören “Sabbath Bloody Sabbath” albümüne yöneldi. “Sabotage” ise, gruptan daha önce duyduğumuz o karanlık tarzdan önemli bir sapmayı temsil etti. Hâlâ Tony Iommi‘nin ağır riff’lerini duymamıza rağmen, yaratıcı süreçleri oldukça daha deneysel bir hâle gelmişti ve bu durum, Sabbath‘ı Queen‘e daha yakın bir sesle duyulmasını sağladı. “Technical Ecstasy” ve “Never Say Die!” ticari anlamda pek başarılı olmasa da, “Sabotage” büyük beğeni topladı ve grubun çılgın dönemini yansıtan bir albüm oldu. O dönem, grup için zorlu hukuki mücadelelerle doluydu.
Butler, Rock Candy Magazine‘e verdiği röportajda, Black Sabbath’ın o dönemde yaşadığı zorlukları ve eski menajerlerine karşı verdikleri hukuki mücadeleyi nasıl sürdüklerini anlattı. Şunları söyledi:
“Kesinlikle son derece sinirliydik çünkü beş yıl boyunca sürekli turlar yapıp, şarkılar yazıp, kayıtlar yapmamıza rağmen, neredeyse hiçbir şeyimiz yoktu. Müzik yaratmak ile avukatların ofislerinde, QC’lerle ve mahkeme salonlarında geçirdiğimiz zaman arasında denge kurmak zordu. Ama duvara dayanmışken, ‘Sabotage‘daki bazı şarkılar, yazdığımız en sinirli şarkılar oldu.”
Grup, zaten yeni bir yönelimdeyken, tamamen farklı bir şey sunmayı başardı. Albümün kapanış parçası olan “The Writ“, grubun en ilginç şarkılarından biri olarak dikkat çekiyor. Bu şarkı, Ozzy Osbourne’un grubun hukuki mücadelesini doğrudan ele alan nadir şarkılarından biri.
Hukuki sorunlar, maddi sıkıntılar ve alkol ve uyuşturucu kullanımı gibi zorluklar nedeniyle zor bir dönem geçiren Geezer, ortaya koydukları müzik konusunda kendilerine güvendiklerini de kabul etti. Şunları söyledi:
“O dönemde deneysel bir aşamadaydık. ‘Sabbath Bloody Sabbath‘ albümünde farklı enstrümanlar eklemiştik ve bir kez daha yeni yönler arıyorduk. O dönemde synthesizer‘lar oldukça yeniydi, bu yüzden bazı şarkılarda bunları kullanmayı denedik. Eğlenceliydi, üzerinde oynamak keyifliydi.”
“‘Hole in the Sky‘ ve ‘Symptom of the Universe‘ benim en sevdiğim Black Sabbath şarkılarından ikisi. Hâlâ onları çalmayı seviyorum ve canlı performanslarımızda gerçekten hayat buluyorlar.”
Kaynak : ultimate-guitar
