Başlangıçta Kadın Vardı

Antik Yunan düşüncesinden itibaren kadın muazzam bir unutuluşa terk edildi.

Filozof, psikanalist ve dilbilimci Luce Irigaray, bir nevi bu unutuluşun arkeolojisini yaparak erkeğin kamusal alanın efendisi olduktan sonra, kadının aleyhine dili ve düşünceyi nasıl sahiplendiğini ortaya koyuyor.

Irigaray bu kitabında dil ve söylem bağlamında Antik Yunan ustalarından günümüze dek kadının unutuluşunu ele alıyor.

Başlangıçta hakikate ilham veren dişi iken, ‘usta’ bunu gizli tutar.

Böylece dilin evi, bir tür mezara dönüşür.

Beslendiği Tanrıçayı, doğayı, kadını unutan erkeğin oluşturduğu ‘bilgelik’ söylemi, insanlığın sürgün edilişi hâline gelir.

Erkek dille yeni bir ev kurar.

Ama orada kim ikamet edecek?

Kelimeler, hakikatleri ve gizemleri onları terk etmiştir.

Dil artık şeyleri tek yönlü olarak sahiplenmenin, ‘erkek, elde eder’ düşüncesinden hareketle onlar üzerinde hâkimiyet kurmanın bir aracından başka bir şey değildir.

Erkek, kamusal alanın efendisi hâline gelir ve yeni bir dünya yaratır; yani Batı’yı.

Batı kültürü neden Yunanistan’la başlamak zorunda?
Yunanlarla başlayacak olan nedir?
Acaba sürgünü, yolculuğu, evden uzaklaşmayı ifade eden, erkeğin ortaya çıkışı olabilir mi?
Bu bütün kültürler için geçerli midir?
Bilmek kendinden uzaklaşmayı mı gerektirir?
Tüm bu sorularla beraber bu kitap, okuru, Batı geleneği ve Antik Yunan düşüncesine yeni bir açıdan bakmaya, kendiyle yakınlık kurmaya davet ediyor.

Luce Irigaray – Başlangıçta Kadın Vardı
Çeviren : İlknur Özallı ve Melike Odabaş
Yayınevi : Fol Kitap

los-endos.com

Yeni kan albmler, gncel haberler, albm incelemeleri, mzisyen ve grup biyografileri, progresif rock tarihindeki nemli olaylar, tarihte bugn, dinleme listeleri gibi bir ok ierik

Siz ne düşünüyorsunuz?

error: Hata !!
%d blogcu bunu beğendi: