Andy Powell, Wishbone Ash’in Metal ile Bağını Anlattı
Andy Powell, Wishbone Ash’in heavy metalin köklerinden geldiğini söylerken rock ile metal arasındaki bağa dikkat çekti.
Andy Powell: “Heavy metalin köklerinin bir parçasıyız”
Wishbone Ash gitaristi Andy Powell, grubunun heavy metal sahnesindeki konumu hakkında konuştu. Powell, Wishbone Ash’i heavy metalin köklerinden biri olarak gördüğünü ve günümüzde metal festivallerinde kendilerini bu sahnenin bir parçası gibi hissettiklerini söyledi.
Powell’a göre 1960’ların ortası ve sonlarında ortaya çıkan rock müziği, sonraki yıllarda gelişen fantasy metal ve benzeri türlerin temellerini oluşturdu. Müzisyen, o dönemde rock gruplarının edebiyat, mitoloji, mistisizm ve spiritüel konulara yöneldiğini belirtti.
Wishbone Ash’in de bu kültürel birikimden yararlandığını söyleyen Powell, Shakespeare ve Yunan mitolojisi gibi konularla aldığı eğitimin şarkı yazımına yansıdığını ifade etti.
Rock ile metal arasındaki sınırlar değişti
Powell, Wishbone Ash’in günümüzde metal festivallerinde yer almasını doğal bulduğunu belirtti. Ona göre rock müzik zaman içinde metal ile iç içe geçti ve iki tür arasında güçlü bir bağ oluştu.
Müzisyen, özellikle “Warrior” gibi Wishbone Ash şarkılarının heavy metal olarak sınıflandırılmasa bile metal dinleyicilerinde karşılık bulduğunu söyledi. Powell’a göre burada belirleyici olan yalnızca müziğin ağırlığı değil, şarkının taşıdığı tavır ve rock anlayışı.
Powell, “Rock bir bakıma metal oldu” diyerek Wishbone Ash’in kendisini bu müzikal geleneğin kökleriyle bağlantılı gördüğünü vurguladı.
Wishbone Ash farklı kuşakları bir araya getiriyor
Andy Powell, Wishbone Ash’in günümüzde hâlâ aktif olan az sayıdaki klasik rock grubundan biri olduğuna da dikkat çekti. Müzisyen, festivallerde kendisinden çok daha genç sanatçılarla aynı ortamı paylaşmanın özel olduğunu belirtti.
Powell’a göre Wishbone Ash’in müziği, farklı ülkelerde benzer bir topluluk duygusu yaratıyor. Brezilya’dan Hong Kong’a kadar farklı ülkelerde konser verdiklerini söyleyen gitarist, rock müziğin bu uluslararası topluluğunu grubun en değerli taraflarından biri olarak görüyor.
Andy Powell’ın rock kahramanı Pete Townshend
Powell, müzikal ve kişisel açıdan en büyük etkilerinden birinin The Who gitaristi Pete Townshend olduğunu açıkladı. Ancak Townshend’den asıl etkilendiği noktanın gitar tekniğinden çok tavrı olduğunu söyledi.
Powell, Townshend’in erken dönem rock müziğindeki isyankâr yaklaşımını ve “ne olursa olsun yap” anlayışını kendisi için önemli bir ilham kaynağı olarak tanımladı.
Wishbone Ash’in ilk Amerika turnesinde The Who’nun ön grubu olarak sahne aldığını belirten Powell, ayrıca henüz 14-15 yaşlarındayken küçük grubu Decoys ile The Who’nun önünde sahne aldığını anlattı.
Wishbone Ash’in müzikal kökleri blues ve folk’a uzanıyor
Powell, gitarist olarak kendisini Pete Townshend’den ziyade blues ve folk geleneğine daha yakın gördüğünü belirtti.
Wishbone Ash’in oluşumunda Peter Green, Fleetwood Mac ve Albert King gibi isimlerin önemli etkileri olduğunu söyleyen Powell, grubun müziğinin 1960’ların ortasında yaygın olan farklı blues etkilerinin bir karışımından ortaya çıktığını ifade etti.
Bu nedenle Wishbone Ash’in müzikal kimliğinin tek bir gruba veya türe dayandırılamayacağını belirten Powell, grubun progressive rock, blues ve folk etkilerini bir araya getiren yaklaşımının sonraki kuşaklar üzerindeki etkisine de dikkat çekti.
Andy Powell müzikle çok küçük yaşta tanıştı
Powell, müzikle ilişkisinin de oldukça erken yaşta başladığını anlattı. Çocukken teyzesinin evindeki radyogramda Bobby Darin’in “Mack The Knife” şarkısını duyduğunu ve bu deneyimin kendisini etkilediğini söyledi.
İlk plakçalarını ise 18 yaşında aldığını belirten Powell, gençlik döneminde Cream, Joni Mitchell ve Albert King gibi sanatçıları arkadaşlarının plaklarından dinlediğini ifade etti.
Powell’ın anlattıkları, Wishbone Ash’in müzikal köklerinin yalnızca progressive rock ile sınırlı olmadığını; 1960’ların blues, folk ve rock dünyasının farklı damarlarının grubun sound’unda birleştiğini ortaya koyuyor.
Kaynak : bravewords
