6 Şubat 1920 – Felah-ı Vatan’ın Kuruluşu
Felah-ı Vatan Grubu’nun 6 Şubat 1920’deki kuruluşu, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinde önemli bir dönüm noktasıydı.
6 Şubat 1920, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinde önemli bir dönüm noktasıdır. Bu tarihte İstanbul’da kurulan Felah-ı Vatan Grubu, Mondros Mütarekesi’ne karşı direnen bir oluşum olarak tarih sahnesine çıkmıştır. Felah-ı Vatan, kelime anlamı olarak “Vatanın Kurtuluşu” anlamına gelir ve bu grup, Osmanlı İmparatorluğu’nun işgal altındaki topraklarında, özellikle İstanbul’da, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesini savunma amacı güden bir hareketin başlangıcı olmuştur.
Felah-ı Vatan Grubu’nun Kuruluş Amacı
Mondros Mütarekesi, Osmanlı İmparatorluğu’nun teslimiyetini simgelerken, Felah-ı Vatan Grubu, bu durumu kabul etmeyerek vatanın bağımsızlığını savunmaya karar verdi. Grubun kurucuları, bu amaçla bir araya gelerek direnişin simgesi haline gelmişlerdir. Türk milletinin bağımsızlık mücadelesi, bu grubun faaliyetleriyle ciddi bir ivme kazanmış, kurtuluş yolunda önemli adımlar atılmaya başlanmıştır.
Felah-ı Vatan’ın Etkileri ve Faaliyetleri
Felah-ı Vatan Grubu’nun, Osmanlı Meclis-i Mebusan’ında Mondros Mütarekesi’ne karşı çıkarak kurduğu bu yapı, yalnızca bir direniş hareketi değil, aynı zamanda bir milli birlik çağrısıdır. Grubun üyeleri, başta Rauf Bey (Orbay) olmak üzere, ulusal bağımsızlık fikri etrafında birleşmiş ve bu fikri Meclis’te savunmuşlardır. 6 Şubat 1920’de kurulan bu grup, Osmanlı’nın sona ermesinin ardından, Kurtuluş Savaşı’na giden yolu hazırlayan bir fikir hareketinin temellerini atmıştır.
Felah-ı Vatan Grubu’nun önemli eylemlerinden biri de Misak-ı Millî kararlarının kabul edilmesidir. Bu kararlar, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinin temelini oluşturmuş ve Türkiye Cumhuriyeti’nin sınırlarını belirleyen bir yol haritası olmuştur. Misak-ı Millî, 1919’da kabul edilen bu kararlarla Türk milletinin vatan topraklarındaki egemenliğini savunmak amacı güdülmüştür.
Felah-ı Vatan ve Kurtuluş Savaşı’na Etkisi
Felah-ı Vatan Grubu, sadece bir siyasi yapı olarak değil, aynı zamanda Türk milletinin kurtuluşunun simgesi haline gelmiştir. İstanbul’daki işgallerin arttığı dönemde, grup üyeleri, Anadolu’da gerçekleştirilen direniş hareketlerini desteklemiş ve Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a çıkışını, Kurtuluş Savaşı’nın başlangıcı olarak kabul etmiştir. Bu grup, Osmanlı’nın işgal altındaki topraklarında direnişi simgeleyen bir umut ışığı olmuştur.

Mustafa Kemal Paşa, Şubat ayı içerisinde Cemal Paşa’ya yazdığı mektubunda: …”Meclis’te seksenden fazla mebustan oluşan Felah-ı Vatan adı altında çoğunluk grubu vücuda getirdik; bu grup seçilen dokuz kişilik bir idare heyeti tarafından yönetiliyor. Heyet-i Temsiliye üyesi olan mebus arkadaşları tamamen Meclis’e gönderdim… Ben de mebusum. Fakat genel kuvvetleri muhafaza ve olumsuz ihtimaller karşısında serbest sevk ve idare edebilmek için İstanbul’a gitmedim… Şimdilik Ankara’yı merkez seçtim. Hem Kuva-yı Milliye hem de yönetimdeki delegelerimiz vasıtasıyla grup (Felah-ı Vatan) ile irtibat münasebetindeyim.”
Felah-ı Vatan, Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinde özellikle 19. yüzyılda ortaya çıkan, vatanın kurtuluşunu ve milletin refahını öncelikli gören bir düşünce ve siyasal akımdır. Bu anlayış, devletin bekasını dini veya salt monarşik gerekçelerle değil, halkın çıkarı ve ülkenin bağımsızlığı temelinde savunur. Temel amacı, toplumsal birliği güçlendirerek yabancı müdahalelere karşı ulusal dayanışmayı teşvik etmek ve modernleşme ile reformları vatanın selameti doğrultusunda ilerletmektir. Başka bir deyişle, “vatanın felahı” halkın refahı ve devletin sürekliliğiyle doğrudan ilişkilendirilmiştir.
Kaynak : wiki
