The Doors Neden Özel? Krieger Anlatıyor
Robby Krieger’e göre The Doors’u özel yapan şey, grubun tüm üyelerinin eşit şekilde katkıda bulunduğu yaratıcı süreçti; günümüzde bu artık nadir bulunuyor.
The Doors gitaristi Robby Krieger, grubun tüm üyeleri tarafından paylaşılan ortak söz yazarlığı ilkesinin, onları benzersiz kıldığını söyledi ve günümüzde bu kadar eşit yaratıcı emeğe sahip grupların çok nadir bulunduğunu vurguladı.
Bir grupta olmak kolay değil; yıllar boyunca aynı birkaç kişiyle birlikte üretmeye çalışmak, çatışmaları minimumda tutmak ciddi sabır gerektiriyor. Üstelik söz yazımı süreci de çoğu zaman demokratik olmaktan uzak. Ancak The Doors, daha kariyerlerinin başında herkesin eşit söz hakkına sahip olduğu bir yaratım modeline karar vermişti. Krieger, Sweetwater ile yaptığı röportajda grubun neden bu kadar özel görüldüğünü anlatırken bu noktaya tekrar dikkat çekti.
Krieger, kendisine hatırlatılan “şairlerle müzisyenleri birleştirdik” sözünü şöyle açtı (Ultimate Guitar aracılığıyla):
“Bizden önce ya da sonra bunu yapan çok fazla kişi yoktu. Bob Dylan vardı ama o daha çok şiire odaklanıyordu. The Doors’ta ise hepimiz işimizde gerçekten iyiydik ve aynı anda, aynı yerde yapıyorduk. Bu büyük bir avantajdı.”
Grubun gerçekten “bir grup” gibi çalıştığı fikrine katıldığını söyleyen Krieger, Jim Morrison’ın da bunu önemsediğini belirtti:
“Jim özellikle ‘Her şey The Doors tarafından yazıldı’ dememizi isterdi. Yalnızca sözlerden ibaret olmadığını, müziğin onlarla nasıl birleştiğinin esas olduğunu çok iyi anlardı.”
The Doors’un Yaratım Süreci: Önce Müzik, Sonra Söz
Röportajda yaratıcı sürecin nasıl işlediği sorulduğunda Krieger şu yanıtı verdi:
“Genellikle önce müziği yazardım. Sonra da ‘Buna nasıl söz yazsam?’ diye düşünürdüm. Sözün önce geldiği tek durum Jim’in elindeki bir metni getirip ‘Buna müzik yap’ dediği zamanlardı. Kendim yazdığımda neredeyse her zaman önce müzik olurdu.”
Bazı şarkılarında elementlerden ilham aldığını söyleyen Krieger, bu yaklaşımı şöyle açıkladı:
“‘100 yıl sonra bile bir anlamı olsun’ diye düşünürdüm. O dönem toprak, hava, ateş, su üzerine bir şey okuyordum. ‘Play With Fire’ şarkısını çok sevdiğim için ateşi seçtim. Sonra ‘Yes, the River Knows’ gibi su temalılar geldi. Sanırım hiç toprak ya da hava şarkısı yazmadım. Çalışmaya başlamam gerek [gülüyor].”
The Doors’un Mirası: Gerçek Bir Grup Olabilmek
Krieger, The Doors’un asıl mirasının gençleri birlikte üretmeye teşvik etmesini umduğunu ifade etti:
“Umarım gençler arkadaşlarıyla bir araya gelip gerçekten bir şeyler üretmeye çalışır. Şu anda her şeyi tek bir kişinin yaptığı bir dönemden geçiyoruz. Yanında başka insanlar olsa bile herkes eşit şekilde katkı sunmuyor.”
Ve final vuruşu:
“Diğer pek çok grubun sahip olmadığı bir şey vardı: Hepimiz aynı anda, eşit şekilde ortaya bir şey koyuyorduk. Bu bizim değerimizdi.”
