Robert Johnson Mirası / Led Zeppelin Müziği
Led Zeppelin, rock müziğinde devrim yaratan bir grup olarak tanınırken, müziklerinde birçok etkileyici blues sanatçısından esinlenmiştir. Özellikle Mississippi’li efsanevi sanatçı Robert Johnson’ın eserleri, Zeppelin’in şarkılarında önemli bir yer tutar.
Grup, 1969 yazında Birleşik Krallık’taki ilk turnelerinde Johnson’ın “Travelling Riverside Blues” parçasını da coverlamıştır. Bu performans, Londra’daki Aeolian Hall’da BBC için kaydedilmiş ve daha sonra 1990 yılında Led Zeppelin Boxed Set’te yer almıştır. Gerçekten de bu, grubun müzikal yolculuğundaki önemli anlardan biriydi.
Zeppelin’in diskografisinde, doğrudan Johnson’ın bestelerinden ilham alan üç dikkat çekici parça bulunmaktadır. İlk olarak, grubun kendi adını taşıyan debut albümünde yer alan “You Shook Me” şarkısı, Muddy Waters’ın Willie Dixon tarafından yazılan bir parçasını kapsasa da, ikinci dizesi tamamen Johnson’ın “Stones in My Passway” şarkısından alınmıştır. Bu tür alıntılar, grubun blues köklerine ne kadar bağlı olduğunu gösteriyor.
İkinci örnek ise “The Lemon Song”. Bu parça, Led Zeppelin II albümünde yer almakta ve Johnson’ın “Travelling Riverside Blues” şarkısındaki bir dizeyi de içinde barındırıyor. Robert Plant’ın “Squeeze me, babe, till the juice runs down my leg” sözleri, Johnson’ın blues melodisine gönderme yapıyor ve dinleyicilere o eski ruhu hissettiriyor.
Son olarak, 1975’te çıkan “Trampled Under Foot” şarkısıyla Johnson’a bir kez daha selam çakıyorlar. Bu parçada kullanılan yenilikçi üç oktavlık gitar riffi, Johnson’ın “Terraplane Blues” parçasından esinlenmiş. Johnson’ın şarkısındaki kadın anatomisine göndermeler yapan metaforlar, Zeppelin’in bu parçasında da belirgin bir şekilde ortaya çıkıyor.
Led Zeppelin’in müziği, Delta ve Chicago blues sanatçılarının hayal bile edemeyeceği bir biçimde rock müziğinde yeni bir çığır açmıştır. Ancak bu müzikal yeniliklerin arkasında, rock and roll’un seyrini değiştiren o gizemli Mississippi blues sanatçısının eserleri yatıyor. Robert Johnson’ın şarkıları, Led Zeppelin’in etkileyici müziğinde önemli bir yer edinmiş durumda ve bu bağ, dinleyicilere derin bir nostalji sunuyor.
