Progresif Rock Tarihi

1960’ların sonlarından 1970’lerin başına kadar olan zaman tam bir müzikal keşifti. Genç müzisyenler yeni enstrümanlarla çeşitli müzik türlerini bir araya getirerek alışılagelmişin dışında yollarla denemeler yaptılar. Progresif Rock, Deneysel Saykodelik sürecin doğal bir sonucuydu. Prog rock’ı bir sonraki seviyeye taşıyan şey ise bu müziği deneyen müzisyenlerin daha gelişmiş bir müzik teorisi ve müzik tarihi anlayışına sahip olmasıydı. 

Erken dönem progresif rock, blues (SBB, Camel), klasik müzik (Moody Blues, The Nice, ELP), folk (Renaissance, Gentle Giant, Strawbs), ve caz (Soft Machine, Caravan) ögeleriyle karışık rock bazen de halüsinojenik ögelerin etkisinin altında  Saykodelik müzik şeklindeydi. Bu müzikal etkilerin yanı sıra prog rock müzisyenleri edebiyat, tiyatro (Genesis) ve yenilikçi grafik tasarımı gibi sanatın diğer formlarından da etkilendiler. 

Progresif Rock’ın alt türleri Avant-garde Rock, Canterbury, Caz Füzyon, Krautrock, Neoprog, Post Rock, Progresif Folk, Progresif Elektronik, Progresif Saykodelik, Endülüs rock, Rock in Position (RIO), İtalyan Progresif Rock, Uzay Rock, Senfonik Rock, Zeuhl’ dür.

Erken Dönem Progresif Rock

Progresif rock’ın ortaya çıkışıyla ilgili farklı görüşler olsa da, öncüleri the Moody Blues, Soft Machine, The Nice ve Pink Floyd’dur. 

Beatles tarafından ‘Strawberyy Fields Forever’da ve Abbey Road’ın ikinci yarısında mellotronun ilk kullanıldığı deneyler oldukça etkiliydi. The Moody Blues 1967’de rock ve klasik müziği senfoni orkestrası şeklinde karıştıran Days of Future Passed isimli dönüm noktası niteliğinde bir albüm çıkardı. Orijinal proje, Dream plak şirketi tarafından tasarlandığı şekliyle, Dvorak’ın Yeni Dünya Senfonisi’nin yeniden yapımını içeriyordu ancak Moodie’ler bunun yerine kendi besteleriyle devam etmeye karar verdiler. Klavyeci Keith Emerson’un liderliğindeki grup The Nice ise 1960 ile 1970 arası rock’ı klasik müzik ve caz unsurlarıyla birleştiren 5 albüm yayımladı. Bunlar The Thoughts of Emerlist Dayjack (1967), Ars Longa Vita  Brevis (1968), Everything As Nice As Mother Makes It (1969), Elegy (1970) ve The Five Bridges(1970)’dı.

1965’te kurulan Pink Floyd pop ve saykodelik rock’ı birleştirdiği The Piper at Gated of Dawn (1967) ve A saucerful of Secrets (1968) albümlerini çıkardı. Syd Barret’ın gruptan ayrılması ve gitarist David Gilmour’ın gruba katılması ile grup uzatılmış müzik parçaları, fazladan ses ve elektronik efekt deneyimleri ile progresif rock’a eğilmeye başladı. Pink Floyd’un progresif rock dönemi Ummagumma (1969) ve Atomic Heart Mother (1970) albümleri ile başladı.

1970’ler 

1970’lerin başında tüm zamanların en ikonik ve unutulmaz progresif rock eserleri ortaya çıkarıldı. 1970’lerin önde gelen sanatçıları Genesis, Pink Floyd, Emerson, Lake and Palmer, King Crimson, Yes, Gentle Giant, Van der Graaf Generator, Renaissance, Caravan, Jethro Tull, Curved Air, Gong, Camel, Greenslade ve Barclay James Harvest gibi İngiliz gruplarını kapsıyordu.

Eş zamanlı olarak progresif rock dünyanın geri kalanında da filizlenmeye başladı. İtalya yaratıcılık ve kalite olarak İngilizlere rakip olacak düzeyde iyi sahnesi olan ve yaratıcılık konusunda da yol kat eden birinci sınıf gruplar çıkardı. En iyilerinden bazıları Premiata Forneria Marconi, Banco Del Mutuo Soccorso, Celeste, Il Balletto Di Bronzo, Le Orme, Latte e Miele, New Trolls, and Quella Vecchia Locanda’dır. İtalyan müzisyenleri harekete geçiren şey, klasik ve İtalyan halk müziğinin birleşimini daha kapsamlı bir biçimde algılayışlarıydı.

Diğer ülkelerde de progresif rock, halk müziği etkilerini taşıyordu. İspanya’da gruplar progresif rock’ı flamenkoyla (Triana, Iman, Cai) ve Kelt müziği (Granada) ile harmanladılar. Bu arada Arjantinli grup Alas, tangoyu bünyesine kattı ve Los Jaivas ise And müziği etkilerine sahipti. 

1970’lerde İngiltere Sahnesi 

Birkaç İngiliz plak şirketi progresif rock’ın gelişiminde önemli rol oynadılar. Bunların başlıcaları Charisma, Manticore, Vertigo, Harvest, Chrysalis, Dream ve Virgin Plak şirketleriydi.

Charisma Plak Şirketi Genesis, The Nice, Van de Graaf Generator ve Rare Bird gruplarının albümlerini yayımladı.

O zamanlar son derece maceracı bir ruha sahip olan bağımsız plak şirketi Virgin, Mike Oldfield ve İngiltere, Almanya, Fransa, Finlandiya’dan Gong, Faust, Henry Cow Hatfield ve the North, Tangerine Dream, Kevin Coyne, Slapp Happy, Edgar Froese, Robert Wyatt, Comus, David Bedford, Clearlight, Steve Hillage, Wigwam, Pekka Pohjola, and Can’de dâhil olmak üzere birçok elektronik ve progresif rock sanatçısının albümlerini çıkardı.

Bu arada Emerson, Lake & Palmer’ın prodüksiyon şirketi tarafından geliştirilen bir plak şirketi olan Manticore, ELP’nin, şarkıcı ve söz yazarı Peter Sinfield’in ve İtalyan grupları  Premiata Forneria Marconi ve Banco’nun albümlerini çıkardı.

Anthony Phillips (eski Genesis gitaristi), klavyeci Rick Wakeman (Yes) ve Steve Hackett (Genesis gitaristi) gibi enstrümantalistler önemli progresif rock solo kayıtları yayınladılar.

RIO

RIO olarak da bilinen Rock in Opposition, progresif rock hareketlerinin karışımını temsil eden bir hareketti. Frank Zappa’nın mizah ve virtüözlük kombinasyonundan etkilenen artistlerin yanı sıra 1970’lerin sonlarında hem müziklerini tanıtmak isteyen hem de plak şirketleri tarafından müzikleri reddedilen avangart ve deneysel progresif rock grupları da müzik endüstrisine olan muhalifliklerini göstermek için bu harekete katıldılar. Hareketin önderleri olarak bilinen sanatçılar Henry Cow (İngiltere), Stormy Six (İtalya), Samla Mammas Manna (daha sonra Zamla Mammaz Manna ve von Zamla olarak bilindi), Univers Zero (Belçika), Etron Fou Leloublan (Fransa), Art Zoyd (Fransa), Art Bears (İngiltere) ve Aksak Maboul (Belçika)’dü.

Fransa’da Zeuhl

Magma isimli Fransız grup rock, caz, operatik vokaller ve çağdaş klasik müziğin karışımı olan güçlü müzikleri ile progresif rock dünyasını oldukça şaşırttı. Grup şarkı sözlerini grubun kurucusu, davulcusu,  bestecisi ve vokalisti olan Christian Vander tarafından yaratılan yeni bir dil olan Kobain dilinde yazıldı.

Magma popüler bir underground hareketi haline geldi ve eski grup üyeleri  progresif rock’ın yeni bir alt türü olan Zeuhl’ü yarattı. Bu türün ve Magma’nın etkisi altında kalan yeni gruplar ortaya çıktı. Weidorje, Eskaton, Zao ve Shub- Niggurath gibi.

Uluslararası Sahne

İngiltere ve İtalya’nın yanı sıra diğer ülkelerdeki müzisyenler de önemli progresif rock eserleri ürettiler.

Arjantina: Alas, Arco Iris, Bubu, Crucis, Espiritu, La Máquina de Hacer Pájaros, ve MIA (Músicos Independientes Asociados).

Avusturalya: Sebastian Hardie, Mario Millo, ve Windchase.

Avusturya: Eela Craig, Isaiah,  Paternoster.

Belçika: Cos, Isopoda, Machiavel, ve Univers Zero.

Brezilya: Bacamarte, Os Mutantes, ve O Terco.

Kanada: Et Cetera, FM, Harmonium, ve Maneige.

East Germany: Stern-Combo Meißen.

Finlandiya: Apolo, Fantasia, Finnforest, Kalevala, Pekka Pohjola, Tabula Rasa, Wigwam.

Fransa: Ange, Arachnoid, Atoll, Eskaton, Halloween, Magma, Mona Lisa ve Pulsar.

Almanya: Anyone’s Daughter, Birth Control, Eloy, Grobschnitt, Hoelderlin, Nektar, Pell Mell ve Triumvirat.

Yunanistan: Aphrodite’s Child, Socrates, ve Vangelis.

Japonya: Shingetsu, Bi Kyo Ran, Ain Soph, Magical Power Mako, Kenso ve Quaser.

Hollanda: Alquin, Earth and Fire, Focus, Finch, Kayak, Lady Lake, Supersister, Trace.

Yeni Zelanda: Ragnarok.

Polonya: SBB and Budka Suflera.

Romanya: Sfinx.

İspanya:  Atila, Azahar, Bloque, Cai, Canarios, Cotó en Pel, Crack, Fusioon, Gotic, Granada, Guadalquivir, Gualberto, Khorus, Iceberg, Imán, ve Mantra.

İsveç: Dice, Isildurs Bane, Kaipa, Samla Mammas Manna.Amerika: Ethos, Fireballet, Happy the Man, Kansas, Todd Rundgren’s Utopia, ve Starcastle.

Fantastik Sanat Eseri

Dönemin birçok LP’sinin kapak resmi, kurmaca ve bilim kurguya olan ilgiyi yansıtıyordu. Roger Dean’in  Yes, Gentle Giant ve Greenslade ve hatta Afrikalı müzik grubu Osibissa gibi sanatçılar için tasarladığı renkli ve son derece yaratıcı albüm kapaklarıyla hayranları büyüledi.

Progresif rock albüm kapakları tasarlayan diğer bir ünlü illüstratör ise Patrick Woodroffe’dur. Greenslade’in Time and Tide albümü için harika bir el işçiliği, The Pentateuch of the Cosmogony isimli konsept albüm ve bilim kurgu kitabı için ise muhteşem resimler ortaya çıkardı.

Ayrıca, Genesis’in Nursery, Cryme and Foxtrot’u için kapakları resmetmekle kalmayıp, daha sonra İtalyan grup Le Orme için de kapak çizmeye devam eden Paul Whitehead’de dikkat çekici bir isimdir.

İsviçreli sürrealist sanatçı H.R. Giger yaşamı boyunca çok az albüm kapağı yaptı. Yaptığı iki işten birisi Emerson, Lake and Palmer’ın Brain Salad (1973) albümü, bir diğeri ise Fransız grup Magma’nın Attahk (1978) albümüdür.

Müzik hayranları 12 inçlik albüm kapaklarındaki yaratıcı eserleri sevdiler. Müziği dinleyerek ve albümü ellerinde tutarak şarkı sözlerini okudular. Daha büyük boyutlu sanat eserleri yeni müziğin keşfini, Cd’ler ile büyüyen birçok genç hayranın şimdiki akışla asla deneyimleyemeyeceği eksiz bir deneyim haline getirdi. 

Roger Dean ve Paul Whitehead hala müzikal sanat eserleri yaratıyorlar.

ELEKTRONİK ENSTRÜMANLARIN ETKİSİ

Yeni teknik donanım ve elektronik müzik enstrümanlar progresif rock’ın gelişiminde büyük bir rol oynadılar. İlk synth’ler başlangıçta turlarda kullanılması imkânsız olan muazzam modüler cihazlardı.

Moog ve ARP gibi şirketler synth’leri küçülterek daha taşınabilir ve uygun fiyatlı hale getirdiler. Gerçek bir orkestraya gücü yetmeyen progresif rock grupları dizgi sentezleyicilerle ve özellikle Mellotron’un yardımıyla orkestral efektler yaratabildiler. 

Mellotron belki de birçok progresif rock tutkunu ve müzisyeni için en değerli enstrümandır. Onun orkestral, flüt ve koro sesleri otantik progresif rock müziğinde önemli bir rol oynadı ve hala oynuyor.

The Moody Blues’tan Mike Pinder makinelerini test etmek için Mellotron ile çalıştı. The Moody Blues belki de bu müzikal enstrüman her şeyiyle benimseyen ilk gruplardan biriydi.

Mellotron, Moog synth’leri ve diğer elektronik klavyeli kullanan gruplar şunlardı: Keith Emerson (The Nice, ELP), Rick Wakeman (Yes), Tony Banks (Genesis), David Sinclair, Thijs van Leer (Focus), Rick Van Der Linden, Vittorio Nocenzi (Banco), Vangelis, ve Patrick Moraz.

Yeni elektro gitarlar ve pedal efektleri ve diğer cihazlar, gitaristler ve basçılar için çok çeşitli yeni sesler ve olanaklar yarattı.

70’lerin Sonu- Çöküş

1970’lerin sonunda progresif rock’ın çöküşünün birkaç nedeni vardı. Dönemin önde gelen grupları müzikal dönüşümlerden ve grup üyelerinin grupları terk etmesi gibi durumlardan nasibini aldı. Genesis vokalisti Peter Gabriel’i ve gitaristi Steve Hackett’ı kaybettikten sonra yönünü pop müziğe doğru çevirdi ve listelerin en başında yer alan bir grup oldu.

Çöküşün habercisi olan bir diğer olaysa Yes grubunun büyüleyici long suitlerini ortadan kaldırıp, yerini radyo dostu olan Yetişkin Odaklı Rock’a (AOR) bırakması oldu. Tesadüf o ki Yes’in ilk long suit içermeyen albümünün kapağında parçalanmış bir domates vardı. Bu parçalanmış domates grubun o muhteşem hırsının da parçalanmasını sembolize ediyor muydu?

Efsane haline gelmiş birçok albümden sonra Emerson, Lake and Palmer’da yönünü melodik ve yetişkin odaklı rock’a kaydırdı. Love Beach albümünde gördüğümüz gibi. En tuhaf dönüşümlerden birini ise İtalyan grubu New Trolss geçirdi. Klasik müzik etkisindeki progresif rock türünden, hayranlarını da endişeye sokarak 1970’lerin Bee Gees tarzı disko-pop müziğine geçiş yaptı. 

Plak şirketlerinin baskısı da progresif rock’ın popülerliğini kaybetmesine neden oldu. Şirketler hit parçalar isteme ve müziği daha ticari hale getirme konusunda ısrarcı davranıyordu. Radyo istasyonları da bu çöküşte kilit rol oynadı. Ticari FM radyonun kısıtlayıcı formatları 10,20 ve 30 dakikalık parçaları yayınlamaya niyeti yoktu.

Radyo istasyonları, Yes’in ‘’Roundabout’’ single’ını ciddi derecede kısaltarak yayınladı. Büyük bir hit parçası olan ‘’Roundabout’’ orijinal hali iki kat uzunluğundaydı ve hayranların bu düzenlemeyi fark etmesi uzun sürmedi.

İspanyol progresif rock grubu Crash, en iyi uzun parçalarının plak şirketleri tarafından 4 veya 5 ayrı parçaya bölündüğünü söylüyorlardı. 

İngiltere, ABD ve diğer ülkelerdeki nüfuzlu pop müzik eleştirmenleri, progresif rock’a karşı sık sık şiddetli saldırılar düzenlediler ve prog rock’ı kendini beğenmiş, hoşgörüsüz ve gösterişli olarak nitelediler.  Birçoğu progresif rock’ı oldukça ticari olan Yetişkin Odaklı Rock (AOR) ile karıştırdılar.

Eleştirmenlerin sıklıkla kullandığı bir diğer ifade ise ‘iddialı’ idi. Jerry Lucky’nin bu konudaki analizi, eleştirmenlerin progresif rock’ı asla anlamadığı ve aslında onu anlamak istemediği yönündedir. Nefret dolu eleştirilerin çoğu dürüst eleştirel incelemelerden ziyade tahminlerden ibaretti.

Progresif  Rock Karmaşası

Progresif rock ile ilgili en büyük problemlerden biri, birçok grubun kariyerleri boyunca tür değiştirmiş olmasıdır. Yetersiz bilgilendirilmiş yayıncılar, müzik eleştirmenleri ve müzik hayranları, bir grubun kariyerindeki belirli kayıtların progresif rock olmadığının farkında değillerdi.

Styx, Asia, Foreigner, Saga, Toto, Supertramp ve Journey gibi radyo dostu gruplar, kadrolarında eski progresif rock müzisyenleri yer aldığı için veya özellikle ilk albümlerinde bir progresif rock bestesinin tüm özelliklerini taşıyan bir veya iki parça yapmışlarsa, örneğin; Supertramp’ın ‘Fool’s Overture’ü gibi pop müzik medyası tarafından progresif rock olarak kategorize edildi. 

Asia grubunun değişik tarzda cover’ları vardı ve Yes, King Crimson, ELP ve hard rock grubu Uriah Heep gibi grupların bazılarının önde gelen müzisyenlerini kadrosunda toplamıştı. Ne yazık ki, birçok pop eleştirmeni, çok sayıda klavye kullanan herhangi bir grubu progresif rock olarak kabul etti.

Argent, Manfred Mann’s Earth Band ve Rush gibi rock grupları kariyerleri boyunca progresif rock albümleri yaptılar fakat diskografilerinin geri kalan kısmı açıkçası progresif rock değildi. 

Bu gruplardan bazıları progresif rock alanında öğrendiklerini ve yarattıklarını aldılar ve farklı başarılara ulaşmak için daha kısa yeni kompozisyonlarına dâhil etmeye çalıştılar. Örneğin; Rush, son birkaç albümünde enstrümantallere, biraz daha uzun bestelere ve hatta Mellotron kullanımına geri döndü. ,

1980’ler,  Rönesans ve  Neoprog  Dönem

1980’lerde progresif rock bir geri dönüş deneyimi yaşadı. Bazı eleştirmenler ve hayranlar bu dönemi Neoprog dönemi olarak adlandırdı.

Progresif rock rönesansı İngiliz gruplar tarafından tekrar popüler hale getirilmiş olsa da 1980’lerde diğer ülkeler de bu geri dönüşe katıldı. En etkileyici olanı ise Genesis’ten etkilenen Marillion’du. Diğer popüler gruplar arasında ise IQ, Pendragon, Pallas, The Enid ve Twelfth Night vardı.

İngiliz gruplara ek olarak dönemin diğer grupları; Arena, Enchant, Haze, Final Conflict/FC, Fish, Dagaband, Galahad, Jadis, Janysium, Landmarq, Mach One, Mindgames, Clive Nolan, Quasar, ve Shadowland.

Japonya – Prog Rock’ın 1980’lerdeki  güç merkezi

Japonya, 1970’lerin öncü gruplarından etkilenerek birinci sınıf progresif rock grupları ortaya çıkardı. 1980’lerin önde gelen grupları arasında Asturias, Gerard, Kenso, Bay Sirius, Negasphere, Quter Limits, Vermilion Sands ve ELP’den ilham alan kadın üçlü ArsNova yer alıyor.

1990’lar, Üçüncü Jenerasyon

1980’lerden ikinci nesil grupların bazıları 1990’a kadar devam etse de sonraki 10 yıl tamamen yeni progresif rock grupları dalgasıyla karakterize edildi. İngiltere’de Ozric Tentacles ilk albümünü yayınladı. Alışılmadık bir stilleri vardı. Kadrosunda sayısız değişiklik geçirmiş, elektronik ve dünya müziği unsurlarını karışıma eklemiş doğaçlama saykodelik progresif rock gruplarındandır. Ozric Tentacles, uzay rock gruplarının ve elektronik müzik içeren çok sayıda projenin anaokuluydu. 

1990’larda İskandinavya Änglagård, The Flower Kings, Anekdoten (İsveç); White Willow and Wobbler (Norveç) gibi gruplarla progresif rock’ın güç merkezi konumundaydı.

Dönemin diğer önemli grupları arasında Big Big Train (İngiltere), The Highly Influential, Spock’s Beard (ABD),  Finisterre (İtalya), Höstsonaten (İtalya), IZZ (ABD), Echolyn (ABD), and Iluvatar (ABD) gibi gruplar da vardı.

Önceki yıllardan gelen sağlam gruplar da oldukça yüksek kalitede progresif rock albümleri çıkardılar. Kenso (Japonya), IQ (İngiltere), Ain Soph (Japonya), Djam Karet (ABD), Miriodor (Kanada), Galadriel (İspanya), Pendragon (İngiltere), Glass Hammer (ABD), Eris Pluvia (İtalya), Cast (Meksika), Amarok (İspanya).

2000- 2010 DÖNEMİ

2000’li yılların başında birkaç grup pozisyonlarını koruyarak döneme öncülük ettiler. Transatlantic, Spock’s Beard ve Glass Hammer gibi.

Diğer gruplar ise yönlerini değiştirdiler. Porcupine Tree( İngiltere) saykodelik progresif rocktan uzaklaşarak hard rock’a doğru kaydı ve hatta metal rifleri de kullanmaya başladı.

1970’lerden bir başka sevilen grup Van der Graaf Generator yeniden bir araya geldi ve Present adlı  çift albümle geri döndü.

Rus grup Kostarev, dönemin en heyecan verici oluşumuydu. Klasik progresif rock’ı füzyon ve elektronikle bir araya getirdiler.

2002 yılında progresif rock sahnesine Ed Unitsky adlı yeni bir grafik tasarımcı katıldı. 

2010- 2020 DÖNEMİ 

Steve Hackett, Rick Wakeman, Guranfoe (İngiltere), Apogee (Almanya), Flower Kings, Glass Hammer, The Knells, Frank Wyatt & Friends, Farmhouse Odyssey, Isobar, Sky Cries Mary, Yuko & Chronoship, Days Between Stations, Circuline, Samurai of Prog, Arabs in Aspic, All Traps on Earth – A Drop of Light (AMS Records, 2018) All Traps on Earth dikkat çekici bir prog grubudur. Jordsjo, Airbad, Dai Kaht (Finlandiya). Modern-Rock Ensemble (Ukrayna), The Worm Ouroboros (Belarus), Eternal Wanderers Russia, Lost World Band (Rusya), Quantum Fantay, Floydian Canadian Rick Miller, İtalyan gruplar: Il Bacio della medusa, Rovescio della medaglia, La maschera di cera, Logos, Ubi Maior. Anima mundi (Küba). Stratus Luna – Stratus Luna (Music Magick /Moonjune, 2019) Yılın en güzel sürprizi Caravela Escarlate – Caravela Escarlate (Karisma Records, 2019) Caravela Escarlat, Brezilyalı bir senfonik rock grubudur. 

Prog Rock Revizyonizmi 

Bazı müzik eleştirmenleri ve plak şirketleri, progresif rock kategorisine sayısız sanatçı ve türü dâhil etmek için oldukça geniş bir ağ oluşturdu. Bu özellikle progresif olarak adlandırılan bazı heavy metal grupları için geçerliydi. Bu çevrelerde progresif metal tanımı kullanılır ancak bu grupların çoğu heavy metal türünü icra eder.

Kategorize etme konusunda oldukça kafa karışıklığına sebep olan gruplardan birisi ise ünlü grup Rush’tır. Çıkardıkları iki albümde progresif rock yapmalarına ve sık sık uzun parçalar oluşturmalarına rağmen, Rush aslında bir hard rock grubudur. Rush, bazı eleştirmenler tarafından progresif rock olarak kategorize edilmektedir. Rush’tan etkilenip hard rock yapan grupların progresif rock olarak sınıflandırıp sınıflandırılamayacağı konusu bazı müzik hayranlarının ve genç müzisyenlerin kafasının karışmasına sebep oluyor.

los-endos.com

Yeni kan albmler, gncel haberler, albm incelemeleri, mzisyen ve grup biyografileri, progresif rock tarihindeki nemli olaylar, tarihte bugn, dinleme listeleri gibi bir ok ierik

2 thoughts on “Progresif Rock Tarihi

  • tarihinde, saat
    Permalink

    Very informative – and nostalgic! I actually remember a lot of these bands. Moody Blues was my very favorite. Going to their concert was a surreal experience. (Yes, I’m ancient. 😉 )

    Yanıtla

Siz ne düşünüyorsunuz?

error: Hata !!
%d blogcu bunu beğendi: