Pink Floyd ve Jimi Hendrix Turnesi 26 Kasım 1967
Pink Floyd ve Jimi Hendrix Turnesi: 1967’de İki Farklı Dünya Sahneye Çıktı.
1967 sonbaharı, rock müziğin tarihine altın harflerle kazınmış unutulmaz bir dönemdir. Jimi Hendrix Experience, Pink Floyd, The Move, The Nice, Amen Corner, The Outer Limits ve Eire Apparent, 16 günlük İngiltere turnesi kapsamında sahne almış ve müzikseverlere iki farklı dünyayı bir araya getiren büyüleyici bir deneyim sunmuştur. 16 Kasım’daki Manchester, Palace Theatre durağı ise bu turnenin 10. gecesini temsil etmekteydi. Bu tur, hem müzikal çeşitlilik hem de sahne arkasındaki hikayeler açısından oldukça zengindi.

Sahne Arkası: Rekabet ve Kaos
Jimi Hendrix’in sahnede gitarını Marshall amfisine fırlattığı ya da sahne arkasında pranklerin (şakaların) eksik olmadığı bir turne hayal edin. The Move ve Hendrix Experience arasında dostane bir rekabet varken, Noel Redding’in bisikletle The Move’un sahne performansı sırasında sahneden geçmesi gibi eğlenceli olaylar unutulmaz anılar yaratmıştır. Ancak sahne arkasında yaşanan kaos, şüphesiz ki sahnedeki enerjiyi beslemiştir. The Move’un o dönemki hit parçaları ve Hendrix’in çığır açan gitar performansları, gecenin her iki bölümünde de izleyiciyi büyülemiştir.
Pink Floyd’un Yükselişi
Pink Floyd’un bu turne boyunca Syd Barrett liderliğinde sahne alması, grubun deneysel seslere olan bağlılığını bir kez daha ortaya koymuştur. Ancak turne süresince Barrett’in ruhsal sağlığıyla ilgili yaşadığı zorluklar, performanslarına bazen gölge düşürmüştür. Yine de “Interstellar Overdrive” ve “Astronomy Domine” gibi parçalar, grubun progresif rock dünyasında nasıl bir devrim yaratacağını önceden haber vermekteydi.

Manchester’da İki Gösteri
Palace Theatre’daki iki performans, 1960’ların rock sahnesinin enerjik ve çeşitli ruhunu en iyi şekilde temsil etmiştir. İlk gösteri genellikle daha genç bir kitleye hitap ederken, akşam performansı daha ağır bir atmosferde gerçekleşmiştir. Hendrix’in “Purple Haze” ile sahneyi adeta ateşe verdiği ve Pink Floyd’un atmosferik ışık gösterileriyle tamamladığı bu performanslar, müzik tarihine damga vurmuştur.
Bu turne, yalnızca müzik gruplarının tanınırlığını artırmakla kalmamış, aynı zamanda progresif rock ve psychedelic sound’un İngiltere’de nasıl kök saldığını göstermiştir. Her bir grup, kendine has tarzıyla türünün sınırlarını zorlamış, sonraki kuşaklara ilham vermiştir. The Nice, klasik etkileri rock ile harmanlarken, Amen Corner, blues ve soul etkileriyle fark yaratmıştır.
