EditörRock HaberleriSon Dakika Rock HaberleriŞarkı Sözleri

Led Zeppelin – Kashmir: Bir Müzikal Efsane

Kashmir, Led Zeppelin’in rock tarihindeki en önemli eserlerinden biri olarak kabul edilse de, Whole Lotta Love ve Stairway To Heaven kadar geniş bir popülerlik kazanamamıştır. Bu, belki de parçanın daha deneysel ve prog yapısının öne çıkmasından kaynaklanıyordur. Ancak Kashmir, tüm müzikal engelleri aşarak, evrensel bir dil oluşturmayı başarmış bir şarkıdır.

Whole Lotta Love ve Stairway to Heaven, klasik rock dinleyicileri için daha uygun ve bu nedenle büyük bir popülarite yakalamışken, Kashmir biraz daha farklı bir yerden gelir. Deneysellik, bu parçanın öne çıkan özelliği olup, rock, funk ve Afrika müziklerinden aldığı ilhamla birleşerek, kült bir parça haline gelmiştir.

Jimmy Page, önceki albümlerinde olduğu gibi Kashmir’de de DADGAD akortunu kullanarak Led Zeppelin’in çok telli yapısını genişletmiştir. Bu akor ayarını daha önce White Summer ve Black Mountain Side parçalarında da kullanmıştı. “Driving To Kashmir” adıyla doğan bu parça, 1973 sonbaharında Robert Plant’ın Fas’ta uzun, bitmeyen bir yolculuktan ilham alarak yazdığı şarkı sözlerine dayanır. Plant, Kashmir’in sadece bir coğrafi konumdan değil, karayolu yolculuğunun kendisinden ilham aldığını ifade eder:
“Çölün içinden düzgün bir şekilde geçen tek hatlı bir yoldu. İki mil doğuda ve batıda kum kaya sırtları vardı. Bu harabe yolun sonunda bir kanal gibi görünüyordu ve sanki bunun sonu yoktu.” Bu görüntüler, Plant’ın açılış sözlerine de yansımıştır: “Ah, güneş yüzüme vursun, yıldızlar düşlerimi doldursun.”

Müzikal anlamda Kashmir, Page ve davulcu John Bonham’ın 70’lerin başında sıkça kaldıkları ve şarkılar kaydettikleri East Hampshire’daki Headley Grange’de şekillenmiştir. Page, o geceyi şöyle hatırlıyor: “Sadece Bonzo ve ben vardık. Davulları o başlattı ve ben sonunda orkestra tarafından çoğaltılan riff ve overdublar yaptım, bu da parçayı daha da canlı hale getirdi.”

Kashmir’in yaratım süreci, grubun ABD turundan sonra basçı John Paul Jones’un kaybolmasıyla geçici olarak durdu. Ancak Zeppelin, 1974’ün başlarında Paris’teki Frecnham Ponds oteline taşınarak parçanın tamamlanmasını sağladı. Plant, şarkının ritmik yapısına alışmaya çalışırken zorlandığını ve neredeyse gözyaşlarına boğulduğunu belirtti. Son rötuşlar ise Mayıs ayında Londra’daki Olympic Studios’ta yapıldı ve gerçek tel ve korno eklemeleriyle şarkı tamamlandı.

Robert Plant, Kashmir’in en iyi Led Zeppelin şarkısı olduğuna inanıyordu ve yıllar sonra Jimmy Page de aynı fikirde olduğunu belirtti. Kashmir, grubun yaratıcı hırslarını ve rock müziğini daha geniş bir palete taşımak için gösterdikleri kararlılığı simgeliyor. Physical Graffiti albümü, kapsam açısından önemli bir albüm olup, Kashmir ise bu albümdeki taçtaki mücevher olarak kabul edilebilir.

Jimmy Page, 1975’teki ABD turnesinde ilk kez Kashmir’i sahneye taşıdı ve büyük yankı uyandırdı. Plant, Earls Court gösterilerinde şarkıyı Fas’taki seyahatlerine ve harcanan zamanlarına dair bir hikaye olarak tanıttı. Üç yıl sonra, 1977’deki ABD turunda ise şarkıyı şöyle tanıttı: “Sanırım büyük bir değişim yaşamam gerektiği zaman Kashmir’e gideceğim ve gerçekten gitmem gerek, ve çocukken değil, adam olmuş bir insan olarak geri döneceğimi düşünüyorum.” Bu “büyük değişim” ise hızla yaklaşan bir dönüm noktasının habercisiydi.

Kashmir

Oh, let the sun beat down upon my face
With stars to fill my dreams
I am a traveler of both time and space
To be where I have been
Sit with elders of the gentle race
This world has seldom seen
Talk of days for which they sit and wait
All will be revealed

Talk and song from tongues of lilting grace
Whose sounds caress my ear
But not a word I heard could I relate
The story was quite clear
Oh, oh
Oh, oh

Ooh, baby, I been flying
No yeah, mama, there ain’t no denying
Oh, ooh, yeah I’ve been flying
Mama, mama, ain’t no denying, no denying

Oh, all I see turns to brown
As the sun burns the ground
And my eyes fill with sand
As I scan this wasted land
Trying to find, trying to find, where I’ve been

Oh, pilot of the storm who leaves no trace
Like thoughts inside a dream
Here is the path that led me to that place
Yellow desert stream
My Shangri-La beneath the summer moon
I will return again
Sure as the dust that floats high in June
When moving through Kashmir

Oh, father of the four winds, fill my sails
Across the sea of years
With no provision but an open face
Along the straits of fear
Oh, oh
Oh, oh

Ooh

Oh, when I’m on, when I’m on my way, yeah
When I see, when I see the way, you stay-yeah
Ooh, yeah-yeah, ooh, yeah-yeah, when I’m down
Ooh, yeah-yeah, ooh, yeah-yeah, but I’m down, so down
Ooh, my baby, ooh, my baby, let me take you there
Oh come on, oh, let me take you there… let me take you there
Ooh, yeah-yeah, ooh, yeah-yeah, let me take you there… let me take you there

los-endos.com

progresif rock albümleri, rock haberleri, rock müzik haberleri Yeni çıkan albümler, güncel haberler, albüm incelemeleri, müzisyen ve grup biyografileri, progresif rock tarihindeki önemli olaylar, tarihte bugün, dinleme listeleri gibi bir çok içerik…

Siz ne düşünüyorsunuz?

sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin