Guy Pratt ve David Gilmour İlk Kez Nasıl Tanıştı?
Pink Floyd basçısı Guy Pratt, Gilmour’la gergin ilk karşılaşmasını ve grubun kadrosuna nasıl katıldığını anlattı.
“İkimiz de öylece hiçbir şey demeden dikildik, sonunda birimizin uzaklaşması gerekti.”
Stüdyo ve sahne dünyasının efsanevi bas gitaristlerinden Guy Pratt, David Gilmour ile ilk karşılaşmasını ve Pink Floyd’la olan uzun soluklu iş birliğine nasıl başladığını anlattı.
Her ne kadar Pratt onlarca ünlü isimle çalışmış olsa da, Pink Floyd ve David Gilmour’la olan ilişkisi onun kariyerindeki en özel duraklardan biri gibi görünüyor. 1994 tarihli “The Division Bell” albümünde bas gitar çalan Pratt, Pink Floyd’un hem canlı performanslarında hem de stüdyo kayıtlarında yer aldı.
Guy Pratt’ın çalıştığı diğer önemli isimler arasında Bryan Ferry, Madonna, Gary Moore, Iggy Pop ve The Smiths gibi devler yer alıyor. Yani anlayacağınız üzere Pratt, kelimenin tam anlamıyla usta bir müzisyen. Ancak bu kadar güçlü bir CV’ye rağmen, ilk başta David Gilmour’la olan ilişkisi pek de parlak başlamamış.
Premier Guitar dergisine konuşan Pratt, Gilmour’la ilk kez Dream Academy grubunun prodüksiyon sürecinde tanıştığını belirtti. Gilmour o sırada grubun yapımcılığını üstleniyordu. Pratt o anları şöyle hatırlıyor:
“Birmingham’a gittik. Korkudan tir tir titriyordum. Nick [Laird-Clowes] ‘David seninle tanışmak için can atıyor’ dedi. İçeri girdim, David’in soyunma odasında öylece durduk. Berbattı. İkimiz de öylece hiçbir şey demeden dikildik, sonunda birimizin uzaklaşması gerekti.”
“David rütbece büyük olan kişiydi, bu yüzden o uzaklaştı. Ve konu kapandı.”
Bu gergin başlangıca rağmen, Bryan Ferry sayesinde Pratt ve Gilmour’un ilişkisi zamanla gelişti. Pratt süreci şu sözlerle anlatıyor:
“Bryan’la birlikte biraz zaman geçirince ortam biraz yumuşadı. Sonra Gilmour’la çeşitli ortamlarda karşılaşmaya başladım. Sanırım daha iyi partilere davet edilmeye başlamıştım. [gülüyor]”
Ancak şans, hemen yüzüne gülmedi. İnternetin henüz hayatımıza girmediği bir dönemde yaşanan aksilik, Pratt’ın önemli bir fırsatı kaçırmasına neden oldu:
“Tatile Tayland’a gittim. Geri döndüğümde David’den bir sürü mesaj vardı. İlki, ‘Merhaba’ diye başlıyordu. Bir Amnesty International konserinde – Secret Policeman’s Ball – onunla ve Kate Bush’la çalmamı istiyordu.”
“Sonra başka bir mesaj, bir tane daha… ‘Selam Guy, konser gelecek hafta biliyorsun değil mi?’ Sonra elbette başka birini bulmak zorunda kalmış. ‘Tanrım, bu benim tek şansımdı’ diye düşündüm.”
Neyse ki müzik tanrıları onu unutmadı. Bir süre sonra gelen sürpriz bir telefon, kariyerinin yönünü tamamen değiştirdi:
“Bir süre sonra David, Rick [Wright] ve Nick [Mason] yeni bir Pink Floyd albümü yapacaklarını söylediler. Üzerinde fazla düşünmedim ama sonra Los Angeles’tan bir telefon geldi. Arayan David’di. ‘Selam. Pink Floyd’u tekrar bir araya getiriyoruz’ dedi.”
“Turun bir yıl süreceğini söyledi ve ilgilenip ilgilenmediğimi sordu. ‘Evet!’ dedim. O da ‘Çok da meşgul değilsin demek ki?’ diye takıldı.”
“İşte o an başladı. O bana sataşır, ben her defasında yerim. 38 yıldır ilişkimizin özeti bu.”
Guy Pratt, Pink Floyd’un “Delicate Sound of Thunder” ve efsanevi “Pulse” gibi canlı albümlerinde de yer aldı.
Kaynak : ultimate-guitar
Hazırlayan : los-endos
