Çünkü Biz Hiçbir Şeyi Olmayan 18 Yaşındaydık
Trivium’in Matt Heafy’si, idolünden gördüğü zorbalık Hhakkında açık konuştu: ‘Çünkü Biz Hiçbir Şeyi Olmayan 18 Yaşındaydık’
Trivium solisti Matt Heafy, bir zamanlar hayranı olduğu gruplardan gördüğü zorbalığı ve diğer gruplarla birlikte turlarında yaşadıkları olumsuzlukları anlattı. Nik Nocturnal podcast’inde yaptığı açıklamalarda, Heafy bu zorlukların detaylarına inerek yaşadıkları kötü deneyimleri paylaştı.
Heafy, genç yaşlarda, posterlerini duvarına astığı gruplardan zorbalık gördüğünü belirtti: “Bir konserimde sesim titrediğinde, sahne arkasında bulunan odalarına geçerken, bana gülüp sesimin titremesini taklit ediyorlardı. 18-19 yaşındaydım ve bu grubu çok seviyordum. Hangi grup olduğunu söylemeyeceğim.”
Heafy, başka bir favori grubunun konserinde yaşadığı olayı da anlattı: “Bir canlı performans incelemesinde, şarkıcının ‘Trivium tişörtü görmek istemiyorum. Birisi ona benim grubumun tişörtünü getirsin’ dediğini okudum. Bu çılgınca bir şeydi.”
Heafy, yaşadıkları zorbalıkların nedenine dair teorisini de paylaştı: “Çünkü biz, hiçbir şeyi olmayan 18 yaşındaki çocuklardık ve bir anda bir ülkede patladık. Bu durumu beğenmediler. 18 yaşında ‘Bir sonraki büyük metal grubu biz olacağız’ dememizi beğenmediler.”
Günümüzde böyle hedefler belirlemenin desteklendiğini belirten Heafy, o dönemde işlerin çok daha zor olduğunu vurguladı. Trivium’un, Children of Bodom ve Amon Amarth gibi gruplarla birlikte sahne aldığı ilk San Francisco konserinde tamamen boo edilip tükürüldüklerini anlattı.
Kanada’daki bir diğer zor deneyimi ise şu şekilde anlattı: “İlk Kanada turumuzda, Dillinger Escape Plan, The End, Read Yellow ve Trivium vardı. Konserimiz sırasında tüm kalabalık, dans pistinin kenarına oturup, sırtlarını dönmüş ve kollarını çapraz yapmış şekilde duruyorlardı.”
Heafy, yaşadıkları zorbalıklardan pişmanlık duymadığını ve bunların hayatında belki de kaygıya yol açtığını ifade etti: “Bunlar deliydi. Farklı bir zamandı. ‘Ah vah’ demiyorum. Bunların yaşanmamış olmasını istemiyorum. Yaşandı, ve iyi ki yaşandı. Artık yaşanmıyor. Ama belki de bu olaylar, sonraki yaşamımda bazı kaygılara neden oldu.”
