Birçok İnsan Onu Biraz Sert Buldu
Brian May, Freddie Mercury’nin İlk Zamanlardaki Hâlini Anlattı.
Brian May, Freddie Mercury ile genç birer üniversite öğrencisiyken tanıştıkları zamanı hatırladı. May, merhum efsanenin o zamanlar bile “zihninde zaten bir yıldız” olduğunu belirtti.
Brian May, Freddie Mercury, Roger Taylor ve John Deacon’un buluşması, tarihin akışını değiştiren olaylardan biri oldu. Dört İngiliz müzisyen, kendi alanlarında büyük takdir toplayarak rock tarihinin en önemli gruplarından birini oluşturdu.
Elbette, Queen ve üyeleri bugünkü hâline gelene kadar evrim geçirdi. Ancak, yakın zamanda bir soru-cevap oturumunda konuşan Sir Brian May, efsanevi Queen solisti Freddie Mercury’nin en baştan beri kendine özgü ve tavizsiz biri olduğunu belirtti. Queen’in temellerinin nasıl atıldığını hatırlayan May, (Ultimate Guitar aracılığıyla):
“İlk tanıştığımızda hepimiz farklı üniversitelerdeydik. [Freddie] sanat okulundaydı. Ben Imperial College’daydım, Roger dişçilik okulunda, Deacy ise elektronik okuyordu. Sosyal olarak birbirimizi tanımaya başladık. Ve Freddie, zihninde zaten bir yıldızdı. Çok gösterişliydi; bir rock yıldızı gibi giyinirdi… Doğuştan bir performansçı olduğunu söyleyebilirim, çünkü içinde bu inanç vardı.”
Ancak May, Freddie’nin karakterinin başlarda grupta bazı “ürkütücü” anlar yaşattığını ve bu durumun grubun geleceği hakkında şüpheler doğurduğunu kabul etti:
“İlk kez birlikte çalıştığımızda, biraz ürkütücüydü, çünkü ortalıkta çokça koşuyor ve çığlık atıyordu. Biz de ‘Bu iş olacak mı?’ diye düşündük.”
May, grubun dışında, genç Mercury’nin nasıl algılandığını ise şöyle ifade etti:
“Ve onu herkes sevmezdi diyebilirim. Birçok insan onu biraz sert buldu, ama ilginç ve eğlenceli olduğunu düşündüler. O dönemde, hepimizin Freddie Mercury olarak tanıyacağı şarkıcı da değildi henüz. Olan şuydu, stüdyoya girdiğimizde, ilk demoları kaydettiğimiz De Lane Lea [Stüdyoları]’ndayken… Freddie kendi sesini duyduğunda, ‘Bunu beğenmedim, tekrar yapacağım,’ dedi. Tekrar, tekrar ve tekrar yapardı, istediği gibi olana kadar. Anında, nasıl duyulduğunun farkına vardı ve kendisini çok hızlı bir şekilde istediği şarkıcıya dönüştürdü.”
“Tabii ki basitleştiriyorum, çünkü bu süreç epey uzun sürdü. Muhtemelen sonsuza kadar da devam etti. Her yeni albüm yapmaya başladığımızda, Freddie kendini daha ileriye taşırdı. Sesini duyduğunda, ‘Hayır, daha iyisini istiyorum, daha uzun, daha tutkulu, daha…’ derdi. Her zaman yeni dokular arar, kendisinden daha fazlasını elde etmek isterdi.”
Ek olarak şunları söyledi:
“Evet, [bu süreçte] yardım ettik, çünkü birimiz stüdyodayken diğerimiz kontrol odasındaydı. Çoğu zaman mühendisle birlikte oturup Freddie’nin vokalini dinliyordum. Ve Freddie, ‘Nasıl oldu?’ diye sorduğunda, ‘Bu kısmı sevdik, ama diğer kısım şöyle olmasaydı daha iyiydi…’ diyorduk. Böylece işe yarayan şeyleri birlikte inşa ediyorduk; bu diğer durumlar için de geçerliydi. Ben bir gitar solosu yapıyorsam, Freddie de oradaydı. Sürekli birbirimizi itiyorduk, bu gerçekten çok değerliydi.”
