Bill Kelliher: ‘Bedavaya Çalışmamız Mümkün Değil’
Mastodon’un gitaristi Bill Kelliher, turne maliyetlerinin artışı nedeniyle zorlayıcı kararlar almak zorunda kaldıklarını ve turnelerde kâr-zarar dengesinin hassaslaştığını belirtti.
Bedava Çalışmayacağım.
UG Exclusive: “Orta noktadayız; her gece X kadar kazanıyoruz ama gösteriyi gerçekleştirmek için neredeyse X kadar harcıyoruz.”
Pandemi sonrası dünyanın müzik sektörünü ciddi şekilde etkilediği artık bir sır değil. En büyük sanatçılar hâlâ başarıyı yakalarken ve küçük ölçekli gruplar kendi işlerini yapmaya devam ederken, ticari anlamda “ortada” kalan gruplar, günümüzün artan maliyetleri karşısında kâr sağlayacak çözümler bulmakta zorlanıyor. Mastodon gibi hem boyut hem de etki bakımından önemli bir grup için bile bu, bir yol bulmayı gerektiren bir mücadeleye dönüştü.
Ancak, Mastodon gitaristi Bill Kelliher’ın Ultimate Guitar ile yaptığı son röportajda açıkladığı üzere, grup bu zorlukların üstesinden gelmeyi başardı. Yine de bu, fedakarlıklarla geldi ve bazı turne tekliflerini geri çevirme kararlarını da beraberinde getirdi.
“Mastodon boyutundaki bir grup için turnelemenin zorlaştığını söylüyorsunuz. Şu anda bu kadar büyük prodüksiyonlarla çalışmanın gruplar için nasıl bir zorluk olduğunu anlatır mısınız?”
“Şöyle söyleyeyim: 2001-2002 yıllarında Clutch ile turneye çıktığımızda, gecelik 100 dolar kazanıyorduk. Bu, sadece yakıt parası. Ama her hafta evimize merç gelirlerinden 1000’er dolar gönderebiliyorduk ve bu harikaydı.”
“Tabii bu 20 yıl önceydi. Ama söylediğiniz gibi, grubumuz sürekli olarak yavaş yavaş büyüdü ve prodüksiyon da büyüdü. Daha fazla insan bizim için çalışıyor, daha fazla kamyon taşıyor bu video duvarlarını.”
“Son turnemizde Lamb of God ile birlikteydik ve yedi ya da sekiz kamyonumuz vardı. Birçok şeyi paylaşıyorduk, bu her zaman işe yarar — mesela bir video duvarını ya da ekibi paylaşmak gibi. Ancak yaratıcı olmak ve maliyetleri düşürmenin yollarını bulmak zorundayım.”
“Turnelemenin maliyeti artarken neden hâlâ büyük bir prodüksiyon tercih ediyorsunuz?”
“Bunu bir yatırım olarak görüyorum. İnsanlar şovdan ayrılırken ‘Aman Tanrım, bu inanılmazdı’ diye düşünmeli. Lazerler, video duvarı, içerik ve tüm diğer unsurlar var. Hatta ‘Circle of Cysquatch’ sırasında sahneye çıkan yaratık bile var. Ama bundan geri adım atmak zor.”
“Avrupa’ya bu prodüksiyonu götürmek çok zor. Brexit sonrası yeni kurallar ve düzenlemeler işleri daha da karmaşık hale getirdi. Kamyon şoförlerimiz İngiltere’den geliyor ve ekipmanlarımız orada depolanıyor. Ancak AB’ye gitmek için yeni vergiler var. Şoförlerimiz bize, ‘Bu şekilde çalışamayız,’ diyor. İşte böyle bir karmaşa.”
“Küçük kamyonlar, sıkı sürüş saatleri kuralları, Avrupa’da yüksek yakıt fiyatları ve festival devreleri derken işler iyice zorlaşıyor. Avrupa’daki sahneler ABD’deki kadar büyük değil, bu yüzden ABD’de yaptığımız prodüksiyonu götüremiyoruz. Ama hayranları hayal kırıklığına uğratmak istemiyoruz. Instagram ve YouTube’da ABD’deki şovlarımızı gören insanlar, Avrupa’da aynı deneyimi bekliyor.”
“Turne rotalarını planlamakta ne tür zorluklarla karşılaşıyorsunuz?”
“Avrupa’daki festivallerin olduğu dönemde her şey çok dağınık. Londra’dan çıkıp ertesi gün İskandinavya’da, ardından İtalya’da oluyorsunuz. Bazen organizatörlere ‘Haritaya bakıyor musunuz?’ diyesim geliyor. Çünkü A noktasından B noktasına ulaşmak için çift şoför gerekiyor ve ertesi gün yine geri dönüyorsunuz.”
“Bir keresinde, yanlış hesaplamalar yüzünden bir gösteriyi kaçırdık. Bu durum, ek maliyetler anlamına geliyor; çift şoför ve daha fazla ekipman gibi. Ama hepsi hayranlar için. Sonuçta, insanların ‘Bu şov harikaydı’ diye düşünmesi için yapıyoruz.”
“Son olarak, Avrupa hayranlarına bir mesajınız var mı?”
“Avrupa’yı seviyoruz ve orada çalmayı seviyoruz. Ancak şartlar, ABD’deki gibi değil. Daha büyük sahnelerimiz, daha iyi garantilerimiz var ve burada büyük kamyonlarımızla her şeyi taşıyabiliyoruz. Ama Avrupa’da işler daha karmaşık ve maliyetli. Bu yüzden, buradan çıkıp hiçbir şey kazanmadan çalışmak benim için bir seçenek değil.”